Rasgele Yazı

Web 2.0 Logo Yapımı
random image

Katagoriler


Ne Bakmışdınız

autotech Blogs - Blog Catalog Blog Directory TopOfBlogs Powered by FeedBurner Add to Technorati Favorites

ŞuAn Bloğumda

 

Dijital Fotoğrafçılık Terimleri

Mart 13th, 2008 Konuyu Açan admin

 

Bu bölümde, dijital fotoğrafçılık dünyasının kendisine özgü terimleri üzerinde duracağız. Daha önce Temel Fotoğraf Terimleri kısmında incelediğimiz konulara burada değinmeyeceğimiz için, fotografik bilgi için, o bölümden yararlanabilirsiniz. Bu bölümün amacı, çekilen fotoğrafın dijital dünyadaki durumu ve dijital fotoğraf makinelerinin, fotoğrafçılığa kattığı yeni terimler.

Megapixel

Dijital fotoğrafçılıkta en sık duyacağımız terimlerden birisidir. Çekilen bir fotoğrafın, toplamda ne kadar milyon pikselden oluştuğunu belirtir. Bu, yatay ve dikey piksellerin yani çözünürlüğün çarpımı ile elde edilen bir sayıdır ve yaklaşık değere yuvarlanır.
Günümüzde megapiksel (MP) tabanı 2 ve üzeridir. Yani bugün bir dijital kamera almak isterseniz, 2MP altında bir cihaz bulma şansınız pek yok. 2 MP ise, 1600×1200 çözünürlüğü demektir.
Şu sıralar en yaygın çözünürlük, 5 MP ve 7 MP’dir. 5MP fotoğraflar genelde consumer serisi cihazlardadır ve 2560×1920 çözünürlüğündedir. 7MP üzeri ise, daha çok profesyonel SLR cihazların taban çözünürlüğüdür ve 3072×2048 çözünürlüğü sağlar. Dikkat edilirse, profesyonel cihazlarda yatay ve dikey çözünürlüklerin oranı, diğerlerine göre biraz daha farklıdır ve bunu aşağıda “film rasyosu” bölümünde inceleyeceğiz.
Şu sıralar en yüksek megapiksel sunan cihaz, Kodak’ın DCS14n modelidir ve 14 MP çözünürlük sunar. Fakat çok yakın zamanda bu rakamı 20MP gibi görmemiz mümkün görünüyor. Bu iş, giderek gelişiyor ve tıpkı işlemcilerde olduğu gibi, sensörler de giderek yüksek megapiksel sunuyorlar.

Film Rasyosu
Bir dijital filmin çözünürlüğünde, yatay alanın, dikey alana oranına image ratio veya rasyo denir. Profesyonel seri cihazlar, genelde 35mm klasik filmle eşdeğer olarak, 3/2 rasyosunu kullanırlar. Yani yataydaki her üç piksele karşılık, dikeyde iki piksel oranını korurlar. Örneğin 6MP bir dSLR makine, 3072×2048 çözünürlüğünde foto çeker.
Buna karşılık consumer ve prosumer serisi cihazlar, ideal ekran rasyosu olan 4/3’ü kullanır. Bunlarda, yatayda her 4 piksele karşılık, dikeyde 3 piksel ile orantı kurulur.
Burada bir önemli noktaya gelmiş oluyoruz. Profesyonel cihazlar genelde “kağıt üzerine baskı” alanında çalıştıklarından, kağıt baskı temellerini baz alırlar. Oysa giriş ve orta seviye cihazlarda hedef doğrudan kağıt değil, ekrandır ve ekran çözünürlüklerindeki yaygın olan 4/3 rasyosunu baz alırlar.
Tabi bu durum, giriş seviyesi cihazlarla çekilen fotoların kağıda bastırılamayacağı anlamına gelmez. Onlar da fotoğraf kağıdına basılır ve hiçbir sorun yaşanmaz. Sadece kağıt ebatlarına göre sağdan soldan/yukarıdan aşağıdan ufak kırpmalar yapılabilir ki, bazen aynı kırpmalar, profesyonel cihazlar için de yapılmaktadır.

Dijital Kayıt Formatları
Dijital dünyada fotografik objeler, bir sıkıştırma formatı ile bilgisayara aktarılır. Dijital kameralar, bu işi çekim sırasında halleder. Kimyasal fotoğraflar ise, tarama sonrası dijital ortama aktarılırlar.
En yaygın kullanılan fotoğraf formatı JPEG’dir. JPEG, kayıplı bir algoritmadır yani JPEG ile sıkıştırılan fotoğraflarda, gözün göremeyeceği veya çok zor göreceği bazı kayıplar oluşur ama yer ve zaman kazancı o kadar fazladır ki, buna göz yumulur.
JPEG formatında, sıkıştırma kalitesi veya algoritmaları seçilebilir. Ama JPEG, sürekli okunup yazıldıkça (yeniden kaydedildikçe), her seferinde biraz daha fazla kalite kaybettirir. Bu sebeple, fotoğraflarımız ile foto editörleri aracılığıyla oynama yaparken, orjinallerini muhafaza etmeli, aynı jpeg’i defalarca kaydetmek yerine, bunu önce kayıpsız bir formata dönüştürüp, çalışmaları onun üzerinde yapmalı ve nihai aşamada jpeg’e geri dönmeliyiz.
Dijital dünyada kayıpsız formatlar da vardır. Bunlardan en yaygın olanı TIFF formatıdır ve kayba izin vermez. Eski ve yaygındır. Bununla birlikte başka kayıpsız formatlar da vardır. Örneğin PNG gibi. TIFF, artık fazla yer tuttuğu için pek önerilmiyor ama yaygınlığı sebebiyle, çok yerde kullanılıyor.
En büyük yer tutan format ise BMP formatıdır ve malesef, basit dosyaları devasa boyutlara getirebilir bu format.

RAW Formatı
RAW, dijital fotoğraf makinelerinin negatifi olarak tanımlanır. CCD veya CMOS üzerindeki ham veriyi, hiçbir görsel işleme tabi tutmadan bilgisayara aktarmayı sağlar. Zira aksi belirtilmedikçe dijital kameralar bazı görsel işlemler yaparlar.
Çekilen bir foto, JPEG olarak kaydedilmeden önce ona white balance uygulanır, ardından keskinlik (sharpening) ayarı (makinede vardır, tarafımızdan belirlenen bir değerdir) uygulanır, benzer şekilde kontrast uygulanır ve son olarak, fotoğraf tanımlanan ölçüde kayıplı olarak sıkıştırılarak, belleğe saklanır. RAW ise, bunların hiçbirini yapmadan fotoğrafı “ham haliyle” kaydeder ve bir RAW editör yazılımıyla, bu ayarları bilgisayar başında kendinizin yapmanızı sağlar. Bu bir anlamda “dijital film banyosu” olarak düşünülmelidir.
Her dijital fotoğraf makinesi RAW formatında kaydedemez. Yeni ve gelişmiş makineler bu işlemi yapabilmektedir. RAW formatı, kayıplı bir sıkıştırma olmadığından, disk ve dijital bellek üzerinde fazla yer tutar, kaydetmesi ve aktarması da fazla zaman alır. Ama ciddi fotoğraflar genellikle RAW formatıyla çekilir ki, üzerinde istenen ayarlamalar yapılabilsin.

CCD ve CMOS
CCD veya CMOS, bildiğimiz elektronik devreler gibidir sürekli kullanılan “elektronik film” görevi görürler. Bu cihazların üzerinde, en az cihazın çözünürlüğü kadar sensör/devre vardır ve bu devreler, o noktaya düşen ışığı piksel cinsinden dijital ortama yansıtırlar. Yani 5MP bir dijital fotoğraf makinesi üzerinde, 2560 x 1920 yani yaklaşık 5 milyon adet mini sensör bulunur.
CCD’ler ile CMOS’lar arasında en genel tanım, birisinin daha iyi, diğerinin eski teknoloji olduğu şeklindedir ama bu doğru bir tanımlama olmaz. Günümüzde Canon firması, CMOS’u o kadar geliştirmiştir ki, benim diyen CCD’ye taş çıkaracak sonuçlar üretmektedir.
Ama profesyonel üreticileri devre dışı bıraktığımızda CCD teknolojisi, CMOS’tan biraz daha üstün görünmektedir. Tabi bu, bir “teknolojik altyapı” anlamına gelmez. Yani PC’mize alacağımız anakartı seçer gibi, CMOS ya da CCD seçmek “bütünüyle anlamsız” ve sık yapılan bir hatadır. Dijital kameralar, örnek fotoğraflarına yani verdikleri sonuçlara göre seçilir. O makinenin içinde nasıl bir devre olduğu, kullanıcıyı hiç ama hiç ilgilendirmemektedir. Onun için önemli olan, nihai aşamada elde ettiği fotoğrafın kalitesi ve berraklığıdır.
CCD ile CMOS arasında temel farklardan birisi de enerji kullanımıdır. CCD, daha fazla enerji harcar, daha çok ısınır, CMOS ise bunun tersidir ama bu da, kullanıcıyı ilgilendiren bir durum değildir. Yani burada tartışılan işlemci farkı, PC dünyasındaki “intel mi amd mi” tartışması gibi değildir. Kullanıcı sonuçlarla ilgilenir, elektronik devre ile değil. Zira bu aletlerde bir “parça upgrade” söz konusu değildir. Az enerji veya çok enerji harcaması da kullanıcı açısından “anlamsızdır”. Onun için anlamlı olan, tam dolu bir pil ile kaç poz çekebildiğidir. CCD’li bir kamera, daha yüksek amperli bir pil koyup, daha fazla çekim yapma imkanı verdikten sonra, fotoğrafçıyı neden ilgilendirsin ki, hangisinin daha fazla poz çektiği ?
Bu konuyu detaylıca anlatmakta fayda var zira dijital kamera kullanımı, PC kullanıcılarına has bir durum değildir. Hatta PC kullanıcıları, bu piyasaya en son giren kullanıcı kesimidir, asıl dijital kamera kullanıcılarının çoğu bilgisayardan anlamaz bile. Buna karşılık PC bazlı kullanıcılar, kameraları “CCD varmış, iyiymiş, bunu alayım” ya da “vaaaay, bunun megapikseli ötekinden daha yüksek, bunu alayım” gibi yanlış değerlendirmeler yapabilmektedir.
Elbette ki yüksek MP daha iyidir ama aynı koşullar ve netlik altında yüksek MP daha iyidir. Yüksek MP için kalite kaybı veya yüksek fiyat maliyeti söz konusu oluyorsa, düşük olan daha doğru bir tercihtir. Donanımcılar iyi bilirler ki, bir bilgisayar sistemini değerlendirmede en büyük hata, sadece işlemcinin hızına bakarak karar vermektir. Bu sebeple sadece MP’e bakarak karar verme veya sadece işlemci tipine (CMOS/CCD) bakmak da, aynı büyük hatadır.
Tercihlerde temel kriterler sırasıyla, görüntü kalitesi, ergonomi, fiyat/performans, dayanıklılık/uyumluluk olmalıdır. Bunu bir kenara not edelim zira bu işle ilgilenenler, tıpkı PC upgrade eder gibi, 3-5 senede bir kamera upgrade etmeye hazırlıklı olsunlar. Yakıcı bir hobidir bu çünkü :)

Noise
Bir fotoğraftaki istenmeyen noktacıklardır. Film dünyasında buna grain adı verilirken, dijital dünyada noise (gürültü) denmektedir. Sensörlerin kendisine düşen ışığı doğru analiz edememesi ile ilgili bir durumdur ve noise seviyesi yükseldikçe, görüntü kalitesi düşer.
Günümüzde iyi makineler, çok az noise üretmeleriyle ünlüdür. Buna karşılık daha düşük kalite makineler, daha fazla gürültü üretirler ve görüntü kalitesini bozarlar. Bu noktacıklar, özellikle açık renk alanlarda iyice çekilmezleşebilir.
Noise seviyesi, muhtelif parametrelerle ilgilidir. Ortak noise problemleri, yüksek ISO değerlerinde ve az ışıklı ortamlarda kendisini gösterir. Buna karşılık ortak olmayan noise problemleri de vardır ve makineden makineye farklılık gösterebilir.
Bazı makinelerin dijital algoritmaları, noise seviyesini düşürecek şekilde gelişmişken, bazıları değildir. Benzer şekilde bazı yüksek MP değerine sahip makinelerde CCD/CMOS’taki devreler kalitesizdir ve fazla noise üretir.
Bu durum, devrelerin birbirine yakınlığı ile de ilgilidir. Nasıl işlemcilere daha fazla transistör sığdırdıkça, daha fazla ısı sorunu ortaya çıkıyorsa, CMOS ve CCD’lere de daha fazla piksel koymak, daha çok noise üretmesini sağlamaktadır zira noise, pikseller arası elektronik bir sorundur.
Bu sebeple, kaliteli profesyonel cihazlar yüksek MP değerlerine sahip olmalarına rağmen, ışık devrecikleri arasındaki mesafe daha fazladır ve sensörler birbirini daha az etkiler. Buna karşılık daha ucuz makinelerde sensörler daha sıkışık bir alana toplanır ve noise artar zira sensörler birbirine parazit yapar.
Pahalı makineler büyük sensörler kullanabilir. Büyük sensörler daha pahalı, daha maliyetlidir ve makinenin ebatları da buna müsaittir. Oysa müşteri seviyesi cihazlar daha ufak sensör kullanır ve maliyetten kurtarmaya çalışır. Kaldı ki, giriş seviyesi cihazlar genelde ufaktır ve bir de “yer” sorunları vardır.

Ölü Piksel
Makinedeki CCD/CMOS sensörlerinden birisinin arızalı olması durumudur. Bu durumda ilgili piksele karşılık gelen alanda hiçbirşey olmaz. Ölü pikseller bazen beyaz bir nokta, bazen renkli bir nokta şeklinde belirir ve her fotoğrafta bulunur.
Bu bir hatadır. Tıpkı LCD ekranlarda olduğu gibi, ölü piksellerin fazlalığı çok rahatsız edicidir. Fazla sayıda ise, cihaz değiştirilmelidir. Hatta yüksek kaliteli profesyonel cihazlarda, tek bir ölü piksele bile tahammül olmaz ve garanti kapsamındadır.
Ölü piksellerin giderilmesi, photoshop gibi yazılımlarla çok kolay yapılabilir ama çok fazla ölü piksel olursa, bu iş çok yorucu bir hale gelebilir.
Bu sebeple, cihazı almadan önce ölü piksel testinizi iyice yapın ki, sonra bu “baş ağrısı” ile uğraşmak durumunda kalmayın.

EXIF Bilgileri
Bir dijital fotoğraf, sadece görüntü imajından oluşmaz. İçinde, o fotoğraf hakkında diğer bilgileri de barındırır. Bu bilgilere EXIF (Exchangeable Image File) adı verilir.
EXIF bilgileri, fotoğrafın hangi makineyle, ne zaman, hangi fotografik detaylarla çekildiğini, pozlama süresini, diyafram açıklığını ve diğer birçok bilgiyi barındırır. Bu bilgiler, birçok fotoğrafçı için çok önemlidir ve fotoğraf anını kağıda not almak yerine, bu bilgilerden yararlanılır.
Günümüzde hemen tüm dijital kameralar, EXIF bilgilerini kaydedebilmektedir. EXIF bilgileri, fotoğrafın büyüklüğünü biraz artırdığı için, web ortamında yayımlanan fotoğraflarda bu bilgiler genelde temizlenerek, alan kazancı sağlanır. Buna karşılık makineden çıkan haliyle JPEG içine gömülüdür ve fotoğraf hakkında tüm detayı sakladığı için, çok büyük rahatlık sağlar. Günümüzün ciddi foto editör programları ile bu detay bilgileri görülebildiği gibi, Windows XP ortamında bile, dosya özelliklerinden inceleme yapılabilir.

Hafıza Kartı
Hafıza kartları, dijital fotoğraf makinesinin filmleri gibidir. Bir elektronik bellektir ve makinenin içine takılır. Çok az enerji tüketirler ve onbinlerce kez yazılıp silinebildikleri için, sınırsız çekim olanağı sağlarlar.
Günümüzde Compact Flash (CF) en yaygın olanıdır ama Memory Stick (MS), Smart Media gibi çeşitleri vardır.
Hafıza kartları, makineniz hangilerini destekliyorsa o yapıda olmalıdır. Bazı makineler, birden fazla tipte hafıza kartını destekleyebilmektedir.
Günümüzde hafızaların fiyatları oldukça düşmüştür. Özellikle CF kartı fiyatları, son derece ucuzlamış, hızları da çok artmıştır. Hızlı bir hafıza kartı, fotoğrafların hızla aktarılmasını sağlayacağı için, hem çekim sırasında ve hem de PC’ye aktarırken avantaj sağlar.
Yukarıdakilerin dışında, farklı bir hafıza tipi daha vardır ama bir kart şeklinde değildir. Lisansı IBM’e ait olan “microdrive”, aslında CF kartı büyüklüğünde bir mini disktir. Genel olarak MB başına maliyeti daha düşüktür ve bazı modelleri hızlıdır ama bazı dezavantajları da vardır. Örneğin fazla enerji harcarlar ve ilk açılışı biraz yavaşlatabilirler. Tabi bir manyetik disk ve hareketli bir ünite olduğundan, düşme/çarpma gibi durumlara hafıza kartlarından daha duyarlıdır.

Buffer
Buffer, bir tampon bellektir ve çekilen fotoğrafın karta aktarılmadan önce bulunduğu alandır. Temel olarak kayıt işlemi şöyle yürür.
Bir fotoğraf çekilir ve onun CCD üzerindeki hali, buffer dediğimiz alana aktarılır. Bundan sonra (makinenin ayarlarına göre) bir dizi prosesten geçer ve nihai JPEG (veya RAW) oluştuktan sonra, o dosya, karta aktarılır.
Buffer’lar genelde birkaç kareyi ardarda çekebilecek kadar büyüktür. Zaten işlevleri de, fotoğrafçıya bu şansı vermektir zira buffer olmasa, her çekilen görüntü önce prosesten geçecek, sonra karta yazılacaktır. Bu ciddi bir süredir ve bu süre boyunca yeni fotoğraf çekme şansımız olmaz.
Oysa buffer, ardarda çekilen birkaç fotoğrafı hızla hafızaya alır ve biz yeni kareyi çekmeye çalışırken, onu CF kart üzerine yazan süreç, arka planda devam eder.
Makinelerin burst modda (seri çekim) yapabilecekleri çekim sayısı, buffer büyüklüğüne bağlıdır. Eğer buffer küçükse, seri çekim sayısı azalır, buffer büyükse, seri çekim sayısı artar.

Digital Zoom (Lojik Zoom)
Gerçekte optik olarak yapılmayan ve PC’de makine başında yaptığımız zoom’a benzer bir mantıkla, uzaktaki objeyi yakına getirmeyi amaçlayan ve sadece dijital kameralarda olan bir zoom tipidir. Aslında buna bir zoom demek zor olmakla birlikte, nadiren işe yarayan sonuçları olabilir.
Dijital zoom, optik zoomun bittiği noktada devreye girer ve tıpkı PC’de olduğu gibi, bir görüntü geliştirme tekniği uygulanarak yakınlaştırmayı sağlar.
Dijital zoomun işe yaradığı alanlar, kadrajı temizleme (açıyı rakamsal olarak artırma), görülmeyen/seçilmeyen objeleri vizörden seçilir hale getirme ve objeyi büyütülmüş haliyle fotoğraflama gibi işlere yarayabilir. Ama pek “önerilen” bir zoom değildir ve çoğu dijital kamera sahibi, dijital zoom’u hemen hiç kullanmaz, hatta alır almaz, djital zoom özelliğini kapatır.

Enterpolasyon (Interpolation)

Fotoğrafın megapiksel bazında çözünürlüğünü, lojik olarak artıran sistemdir. Aslında daha düşük bir elektronik/optik çözünürlüğe sahip kameraların, görüntüyü kaydederken bazı algoritmalar kullanarak, onu daha yüksek çözünürlükmüş gibi kaydetmesi önceden sık kullanılan bir yöntemdi.
Günümüzde bu tip çalışmalar, görüntü editörleri tarafından da kolayca ve çok daha etkili olarak yapılabilmektedir. Bu sebeple enterpolasyon ile çözünürlük artırımı, pek de “hoş karşılanan” bir durum değildir.
Bu sebeple dijital kamera alırken, pazarlama tekniği ile “kutuların üzerine yazan” değerleri değil, efektif sensörlerini baz almak gerekir. Genelde Fuji, enterpolasyon yöntemlerini kullanarak, yüksek çözünürlüklü görüntü elde etmektedir. Bu şekilde elde edilen görüntü, özel teknolojiler yardımıyla geliştirdiğinden, efektif MP değerinden daha iyi sonuç verse de, vadettiği çözünürlüğün optik kalitesini sunamamaktadır.
Tercihlerde bu tip konulara dikkat etmek gerekir zira 6 MP diye aldığınız bir makinenin sadece 3 MP reel çözünürlüğü olması, pek de “hoş” bir durum olmaz. Hele ki o cihaza 6MP bandında bir fiyat ödemişseniz. Buna karşılık ikisi 3MP makinenin fiyat dahil tüm özellikleri benzer olurken, birisi enterpolasyonla 6MP’e çıkabiliyorsa, bu elbette bir avantaj olarak değerlendirilmelidir.

Sharpening (Keskinlik)
Bir görüntünün keskinliği tanımlamak/değiştirmek için kullanılır. Hemen tüm dijital fotoğraf makineleri, kullanıcıya bu konuda parametreler sunar ve bu parametrelerde yapacağınız değişikliklere göre, medyaya kaydedeceğiniz JPEG dosyası, daha da keskinleştirilir veya keskinleştirilmez.
Keskin görüntülerde objeler, birbirinden daha kolay ayrılır, sınırlar daha belirgindir. Fotoğrafı keskinleştirme işi, Photoshop gibi görüntü editörü yazılımlar tarafından da yapılabilir. Bu arada yeri gelmişken şunu belirtelim, Photoshop’ta keskinleştirme işi, en efektif olarak “unsharpen mask” ile yapılmaktadır.
Keskinlik biraz da tercih meselesidir ve kimi kullanıcı çok keskin görüntülerden hoşlanırken, kimisi de biraz daha yumuşatılmış hatları seviyor olabilir.
Keskinlik ile “out of focus” yani odaklanma sorunu birbirine karıştırılmamalıdır. Keskinlik parametresi ne kadar artırılırsa artırılsın, doğru odaklanma yapılmamış bir fotoğraf, boğuk ve flu görünecektir.
RAW kayıtlarda, sharpening uygulanmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur. RAW editör yazılımlarıyla dilediğimiz sharpening uygulanıp, JPEG’e nihai şekli verilebilir.

Contrast (Kontrast)
Kontrast da, tıpkı Sharpening gibi bir parametredir ve oluşacak sonuç görüntüde renklerin birbirine zıtlığını belirlemek amacıyla, kullanıcı tarafından değiştirilir. Kontrastı artırılmış fotolarda objeler ve renkler birbirinden daha ayrı ve farklılığı gayet belirgin şekilde sunarken, düşük kontrastta renkler birbirine daha yakınca olur ve fotoğrafa soft (yumuşak) bir hava katar.
Kontrast parametresini de varsayılan ayarlarda tutup, bu tip çalışmaları foto editörü yazılımlarla yapmak daha doğru bir harekettir zira bu yazılımlarda kontrastı dilediğimiz gibi artırabilir veya azaltabiliriz.
RAW kayıtlarda, contrast parametresi değerlendirmeye alınmaz ve imaj, ham haliyle kullanıcıya sunulur. RAW editör yazılımlarıyla dilediğimiz kontrast uygulanıp, JPEG’e nihai şekli verilebilir.

Image Stabilisation
Yüksek optik zoom sağlayan “zoom” ve “telefoto” lenslerde, objeye iyice yakınlaşma durumunda, en ufak bir titreme bile, kadrajda (çerçevelenen alan) çok ciddi sapmalara yol açabilmektedir. Bu sebeple, yüksek zoom değerlerinde tripod kullanılması tavsiye edilir.
Günümüzün yüksek zoom sağlayan dijital kameralarının ve kimyasal SLR makine lenslerinin bazıları, bu ufak titreşimleri absorbe etmek için mekanizmalar içerir. Bu titreşim engelleyip, objeyi düzgün çekilde çekebilmemize yarayan mekanizmaya Image Stabilisation denir.
Eğer sahip olduğumuz lens, 3-4x’in üzerinde optik zoom sağlıyorsa, genellikle “image stabilisation” özelliğine de sahiptir ama böyle bir seçenek vermeyen makineler de vardır. Bu tip makinelerde, eldeki minör titremeler yani tripodsuz çekimler, bazen sıkıntıya yol açar ve objenin çekim sırasında titrediği, bozuk odaklandığı durumlarla karşılaşılabilir.
Eğer yüksek zoom yeteneğine sahip bir lens kullanmak istiyorsak, o lensin IS özelliğine sahip olmasını beklemeli, cihaz alırken bu olanağı sağlayıp sağlamadığını kontrol etmeliyiz. Aksi takdirde maksimum zoomda birçok çekimimiz “çöp” olarak kalabilir..

White Balance
Dijital kameralarla birlikte fotoğrafçılık gündemine giren kavramlardan birisidir. Ne olduğunu anlamak için, önce renkleri ve renk sıcaklıklarını anlamak gerekir. Biz bu kadar derine inmeden kısaca değineceğiz konuya.
Bir beyaz kartonu sabah gördüğümüzde farklı, öğlen gördüğümüzde farklı, bulutlu havada gördüğümüzde farklı, akşam gün batımında gördüğümüzde farklı tonlar aldığını görürüz. Biz onun beyaz olduğunu biliriz sürekli ama ortamdaki ışık kaynağının ona kattığı bir ekstra renk değeri vardır. Örneğin evin içinde yanan sarı bir lamba, dışarıdan bakıldığında hafif yeşilimtrak ya da buz beyazı havası barındırır. Ama aynı ortamda bildiğimiz ampul kullanılırsa, bu defa sarımtırak bir hava sunar.
İşte tüm bu “ışık kaynağı farklılıkları”, objelerin gerçek renklerini hayli değiştirir ve bu ortam sıcaklığı dikkate alınmadan yapılan çekimlerde, bazen insanların yüzlerinin ölü gibi bembeyaz/hafif yeşilimtrak, bazen de olduğundan çok daha sarı, sıcak, hatta kırmızıya çalan bir halde olduğunu görürüz.
Bu sebeple çekim yaptığımız ortamda, white balance denen bir ayar yapmamız gerekir. White balance (beyaz dengesi), ortamdaki beyazın gerçek beyaz, diğer renklerin de gerçek haline uygun çekim yapabilmemiz için, makineye “ortamdaki renk sıcaklığını” tanıtmak demektir.
Günümüzdeki bir çok makine, ortamdaki renk sıcaklığını kendisi tespit edebilmektedir. Bunu da, en beyaz kareyi baz alarak yapar ama eğer ortamda bunu sağlayacak bir renk dağılımı yoksa, otomatik beyaz dengesi doğru yapılamayabilir. Bu sebeple, renklerle uğraşıp, ışık kaynaklarına aşina oldukça, renk dengesini kendimizin kurması daha doğru bir tercih olacak ve beyaz dengesinin daha doğru yapılmasıyla, daha iyi renk tonları elde edeceğiz.
Işık değeri Calvin (kelvin) ile ölçülür. Aşağıda muhtelif ışık sıcaklık değerlerinin kelvin cinsinden karşılığı ve günlük hayattaki ışık kaynakları karşılığı yer almaktadır.
Işık Kaynağı Kelvin Karşılığı

Akkor 2500K - 3500K
Alacakaranlık 4000K
Florasan 4000K - 4800K
Güneş Işığı 4800K - 5400K
Bulutlu Gün Işığı 5400K - 6200K
Gölgelik Bölge 6200K - 7800K

Artifacts
Dijital fotoğraftaki bozukluklara verilen genel isimdir. Kimi bozukluklar optik sistemden, kimisi CCD’den, kimisi makinenin JPEG oluşturma algoritmasından kaynaklanabilir.
Bu tip bozulmaların nereden kaynaklandığı çok önemlidir. Buna göre çözüm bulunması mümkünleşir veya kolaylaşır.
Örneğin CCD veya optik sistemden kaynaklanan bozulmalara çözüm bulmak pek mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda, genelde bu sorunla yaşama ya da cihaz değişikliği/tamiratı gibi seçenekler gündeme gelir.
Makinenin kendi algoritmalarından oluşan artifaktların çözümlenmesi ise nispeten daha kolaydır ve makinenin “firmware” denen işletim sistemini değiştirmek, çoğu zaman sorunu giderir. Kimi üreticiler, raporlanan sorunlara göre firmware üretirler. Bazıları bunu kendisi günceller, kimisi ise kullanıcının güncellemesine olanak tanıyacak şekilde dizayn ederler makineleri. Örneğin Sony 717, kullanıcı tarafından firmware güncellemesi yapılamayan bir cihazdır. Ama Canon’un birçok modeli, kullanıcı tarafından güncellenebilir. Firmware güncelleme, BIOS versiyonu yenilemeye çok benzeyen bir işlemdir. Makine alırken, firmware’ı kullanıcı tarafından güncellenebilenleri tercih etmekte fayda var zira firmware sadece bozulmaları (artifacts) değil, diğer birçok elektronik yeteneği de sağlar.
Üçüncü tip bozulmalar, kullanıcı tarafından fazla sıkıştırılan dosyalarda yaşanır. Örneğin JPEG sıkıştırma modunda, kalite düşürüldükçe, fotoğrafta bozulmalar oluşur.

AF Assist Lamp
Günümüzdeki hemen tüm makineler AF yani auto focus (otomatik fokuslama) özelliğine sahiptir. Deklanşöre yarım basınca, fokuslama yapılır. Bazı durumlarda (özellikle ışığın az olduğu ortamlarda) odaklamanın tam yapılıp yapılmadığını anlamak zordur.
Bu sebeple bazı dijital kameralarda, fokuslamanın tamam olduğuna dair bir ışık yanar. Buna AF assist lamp adı verilir ve fokuslamanın yapıldığını belirtir.
Bazı makinelerde fokuslamanın yapıldığı sesli bir uyarı ile de belirtilebilir. Gerek ışık ve gerekse sesli uyarı, gerçekten fotoğrafçıya yardımcı olan unsurlardır zira ışığın az olduğu ortamlarda fokuslama zordur

Katagori Fotoğrafçılık | Hic Yorum Yok »

Tema Türkçeleştirme nasıl yapılır?

Mart 12th, 2008 Konuyu Açan admin

 

Wordpress temalarını Türkçeleştirme ile ilgili sorularla oldukça fazla karşılaşmaya başladım. Hazır Türkçe Wordpress şablonunun fazla bulunmaması, temaların sürekli güncellenmesi, yeni temaların çıkması Türkçe Wordpress kullananların bu temalara rağbet etmesi Türkçeleştirme ihtiyacını arttırıyor. Wordpress Teması Türkçeleştirmesini yapanlar çok fazla taleple karşılaşıyor ve tüm isteklere cevap veremeyebiliyor. Son olarak Esin‘in de merakı üzerine Wordpress Temalarının nasıl Türkçeleştirdiği konusunda bir yazı yazmak istedim. Piyasada böyle bir yazı var mı yok mu bilmiyorum ama en basit şekliyle anlatmaya çalışacağım. Kafa karıştırmamak için ayrıntıya çok girmek istemesem de bazı önemli ayrıntıları verebilirim sanıyorum. Neyse.

Wordpress 2.3.1 güncellemesi yaptığınızı yani Wordpress’in 2.3.1 sürümünün Türkçe versiyonunu kullandığımızı varsayıyorum. Öncelikli işimiz kendimize uygun bir tema seçmek. Wordpress 2.3 ile gelen bazı özellikler (etiket bulutu başta olmak üzere) temaların da temelde değişmelerine yol açtı. O yüzden Wordpress 2.3 ve sonrasını kullanıyorsak bu sürüme uygun temaları seçmemiz gerekiyor. Wordpress 2.3 ve üzeri sürümler için uygun temaları “Tema Uyumluluk” listesinden bulabilirsiniz. Öncelikli işimiz kendimize uygun bir tema seçmek demiştik. Tema Uyumluluk listesini açıyoruz. A-Z arası (Compatible WordPress 2.3 Themes) ilk bölüm Wordpress 2.3 ve üzeri için tam uyumlu. 2. kısımdaki listede ise bazı sorunlar olmasına rağmen çalışan temaları göstermekte. Biz sorun çıkmasın diye ilk kısımdan seçiyoruz.

Wordpress - Tema Türkçeleştirme nasıl yapılır? Tema Uyumluluk Listesi

Liste üzerinde seçip te yeni pencerede açtığınız her sayfada bir deneme linki bir de indirme linki olacaktır. Temayı deneyip beğenirseniz indirme linklerinden temayı indiriyoruz. Ben Türkçeleştirme işlemini anlatmak için Blog Oh! Blog - Wordpress Big Blue temasını seçtim ve indirdim. Sıkıştırılmış dosyayı açtığımda aşağıdaki resimdeki dosyalar çıktı.

Wordpress - Tema Türkçeleştirme nasıl yapılır? Tema klasöründen çıkan dosyalar

İndirdiğimiz tema klasörünü bir FTP programı yardımıyla Wordpress kurulu olan dizinimizde wp-content / themes klasörüne yüklüyoruz. İşin ilk kısmı tamamlandı. Wordpress 2.3.1 temamızı seçtik, beğendik, indirdik, sıkıştırılmış dosyayı açtık, klasörü Wordpress kurulu olan sitemizin tema dizininine yükledik. Daha sonra Wordpress’in yönetici paneline giriş yapıyoruz ve yönetim panelinden görünüm sekmesine tıklatıp temalarımıza göz atıyoruz. Yeni yüklediğimiz İngilizce temamızın o listede olması gerekiyor. Onun üzerine tıklayarak aktif hale getiriyoruz.

Wordpress - Tema Türkçeleştirme nasıl yapılır? Wordpress Tema Editörü Etkin Tema

Aktif hale getirdikten sonra sayfamızı bir kez açıp İngilizce olsa da çalışıp çalışmadığına hataların olup olmadığına bakıyoruz. Eğer hata görünmüyorsa temamızı Türkçeleştirme işlemine geçebiliriz. Bunun için Görünüm sekmesindeki Tema Editörü yazan sekmeye tıklıyoruz. Karşımıza aşağıdaki gibi bir pencere gelecek.

Wordpress Tema Türkçeleştirme Nasıl Yapılır? Wordpress Tema EditörüYeni açılan pencerede sağ taraftaki listedeki dosyalar temamızın dosyaları. Normal bir temada olması gereken dosyalar; Stil Sayfası, Arama Sonuçları, Arşiv, Tekil Yazı, Fonksiyonlar, Arşivler, Yorumlar, Yan Menü, Sayfa Şablonu, Ana İndeks Şablonu, Üst Kısım ve Alt Kısım’dan oluşur. Stil Sayfası üzerinden henüz bir değişiklik yapmamız gerekmiyor. O yüzden sağ taraftaki listede Stil Sayfası yazan yerden hemen sonraki dosyayla işe başlıyoruz.

Tema Türkçeleştirirken dikkat etmemiz gereken şeyleri şöyle sıralayabiliriz. Tema dosyaları içerisinde bulunan kod dizilimlerini bozmak yanlış yerlerde yanlış noktalama işaretleri kullanmak sistemin bozulmasına yol açabilir. Böyle bir durumda sayfanızı açtığınızda garip hatalar alırsınız. O yüzden her sayfayı Türkçeleştirip kaydettiğinizde sayfanızın çalışıp çalışmadığını kontrol ediniz.

<?php ile başlayan yerlere fazla dikkat etmeniz gerekir. <?php  ile  ?>Arasında kalan yerlerde yapacağınız değişikliklerde kullanacağınız noktalama işaretleri sistemi bozabilir.

Eğer bir sorunla karşılaşırsanız bilgisayarınızda yüklü olan temanın orijinalindeki dosyaları hatanın olduğu dosya ile değiştirebilirsiniz. Bunun için hatalar hangi sayfada değişiklik yaptığınızda ortaya çıktıysa o dosyanın orijinalindeki karşılığını tema klasörüne geri kopyalamanız gerekir. Bunun için şu isimlere karşılık gelen dosyaları bilmeniz gerekir.

Stil Sayfası : style.css - Sayfanızdaki renklerin, resimlerin, yazı stillerinin neler olduğunu belirten şablon dosyası.
Arama Sonuçları : search.php - Wordpress üzerinde arama yaptığınızda gelecek sonuç dosyası.
Archives : archives.php - Günlük, haftalık, aylık gibi süreli arşivlerin, yazar arşivlerinin olduğu dosya.
Tekil Yazı : single.php - Bir yazının başlığına tıkladığınızda karşınıza gelecek tek yazı dosyası.
Fonksiyonlar : functions.php - Wordpress ile ilgili fonksiyonların olduğu dosya (genelde bunu kurcalamazsınız)
Arşivler : archive.php - Tekil Arşiv dosyası.
Yorumlar : comments.php - Yorumların olduğu dosya.
Yan Menü : sidebar.php - Yan menülerin çalıştığı dosya
Sayfa Şablonu : page.php - Sayfa adı verilen özel oluşturulmuş içeriğin bulunduğu dosya.
Arama : searchform.php - Arama kutucuğunun bulunduğu dosya.
Ana İndeks Şablonu : index.php - Wordpress sayfanız ilk açıldığında karşılaşılan dosya.
Alt kısım : footer.php - Sayfanın en alt kısmındaki genelde bilgi amaçlı kullanılan sayfanın dosyası.
Üst kısım : header.php - Sayfanın en üst kısmındaki gerekli kodların bulunduğu dosya.

Wordpress’in çalışma prensibi basittir. Yukarıda sıraladığımız dosyalar her zaman sabittir. Ve içerilerindeki döngüler sayesinde veri tabanından aldığı içeriği yukarıdaki bu dosyaların arasına, içerisine serpiştirerek bize bir bütün olarak sunar. Tema Türkçeleştirirken veya düzenlerken dikkat etmemiz gereken bu döngülere zarar vermemektir. Döngüler çoğunlukla php kod dizilimiyle yazıldığı için az çok ta olsa php dilinden anlamakta yarar var. Neyse dönelim Türkçeleştirme işlemine.

Stil sayfası sadece yazı fontu, rengi, başlık resmi gibi görsel öğelerin bilgilerini içerdiği için Türkçeleştirmede çok ta gerekli değil. O yüzden arama sonuçlarından başlıyoruz. ya da sizde sıralama nasılsa o şekilde başlıyoruz. Temalar genelde birbirine benzediği için kullanılan kodlamada aşağı yukarı aynı olacaktır. Ama tekrar söyleyeyim her değişiklik yapıp kaydettiğinizde sayfanızı deneyin ve hata verirse hatanın olduğu dosyayı gerekli dizine tekrar kopyalayın.

Arama Sonuçları - search.php

<h2 class=”pagetitle”>Search Results</h2> veya <h1 class=”pagetitle”>Search Results</h1> gibi h1,h2,h3 ile imlenmiş yazılar genelde başlık olarak nitelendirilmektedir. Ve arasında kalan yazılar olduğu gibi görüntülenir. O yüzden istediğimiz gibi değiştirebiliriz. “Search Results” yazan yere “Arama Sonuçları” yazabiliriz.Hemen biraz altında yani sayfa başlığını yazdıktan sonra sayfa içeriğini oluşturacak döngü gelir.

<h3 id=”post-<?php the_ID(); ?>”><a href=”<?php the_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”Permanent Link to <?php the_title(); ?>“><?php the_title(); ?></a></h3> gibi…

Şimdi az önce bahsettiğim h1,h2,h3 konusunda olduğu gibi bu döngüde de başlık olarak imlenmiş yazımız. Ama çok daha karmaşık. Çünkü 2 kere dikkat etmemiz gereken <?php ?> ler oldukça fazla var. Paniklemiyoruz. bizim değiştirmemiz gereken yer title etiketi sadece.. title etiketi şu demek oluyor. Bir bağlantının üzerine geldiğinizde hani küçük bir kutucuk açılır ve o bağlantı hakkında bize kısa bir bilgi verir ya. O bilgi title etiketi ile sağlanır. Örneğin sayfanızda “Wordpress Tema Türkçeleştirme” başlıklı bir yazı var. Başlığın üzerine geldiğinizde “Wordpress Tema Türkçeleştirme için kalıcı bağlantı” yazar… bahsettiğim title etiketi bunu sağlıyor. Nasıl mı? şimdi yukarıdaki örnekte title=”Permanent Link to <?php the_title(); ?>“> kısmı var. “Permanent Link” bizde tam karşılığı olmasa da “Kalıcı Bağlantı” olarak çevrilmiş. Şimdi title=”Kalıcı Bağlantı to <?php the_title(); ?>”> olursa yazdığımız, sayfamızda başlığın üzerine geldiğimizde “Kalıcı Bağlantı to Wordpress Tema Türkçeleştirme” yazacak. O yüzden ne yapıyoruz title=”Permanent Link to <?php the_title(); ?>“> olan yeri title=”<?php the_title(); ?> için kalıcı bağlantı“> olarak değiştiriyoruz. Sonuç olarak sayfamız üzerinde başlığın üzerine geldiğimizde karşımıza “Wordpress Tema Türkçeleştirme için kalıcı bağlantı” olarak gelecek. Tırnaklara ve yerlerine çok dikkat edin.

<p class=”postmetadata”>Posted in <?php the_category(’, ‘)?> | <?php edit_post_link(’Edit‘, ”, ‘ | ‘); ?> <?php comments_popup_link(‘No Comments »’, ‘1 Comment »’, ‘% Comments »’); ?></p>

yazan kısıma geldik. Buradaki yazı ise her yazımızın altında çıkan “şu kategoride yazılmış, şu kadar yorum almış” vs. bilgisi.. Burada Türkçeleştirmemiz gereken yerler şöyle,

<p class=”postmetadata”><?php the_category(’, ‘) ?> Kategorisinde yazılmış | <?php edit_post_link(’Düzenle‘, ”, ‘ | ‘); ?> <?php comments_popup_link(’Yorum Yok »’, ‘1 Yorum »’, ‘% Yorum  »’); ?></p>

yine tırnaklara dikkat ediyoruz. yine değiştirirken Posted in <?php the_category(’, ‘) ?> kısmında anlam bütünlüğünü korumak için <?php the_category(’, ‘) ?> Kategorisinde yazılmış dedik.

Devam ediyoruz.

<div class=”navigation”>
<div class=”alignleft”><?php next_posts_link(’« Previous Entries‘) ?></div>
<div class=”alignright”><?php previous_posts_link(’Next Entries »’) ?></div>
</div>

bölümünü şu şekilde değiştiriyoruz.

<div class=”navigation”>
<div class=”alignleft”><?php next_posts_link(’« Önceki Yazılar‘) ?></div>
<div class=”alignright”><?php previous_posts_link(’Sonraki Yazılar »’) ?></div>
</div>

tırnaklara yine dikkat.

<div class=”entry”>
<h2 class=”center”>No posts found. Try a different search?</h2>
</div>

kısmını ise

<div class=”entry”>
<h2 class=”center”>Sonuç bulunamadı. Farklı bir arama deneyiniz</h2>
</div>

şeklinde değiştiriyoruz. Üç aşağı beş yukarı arama sonuç sayfasını bu şekilde Türkçeleştirebilirsiniz. Değiştirme tamamlandıktan sonra aşağıdaki “Dosyayı Güncelle” butonuna tıklıyoruz. Ve sayfa güncellendikten sonra sitemizi deniyoruz.

Archives - archives.php

Bu dosya için yapacağımız çok fazla değişiklik yok.

<h2>Archives by Month:</h2> yerine <h2>Aylık Arşiv</h2>

<h2>Archives by Subject:</h2> yerine <h2>Konuya Göre Arşiv:</h2> yazabiliriz.

kaydedip sayfamızı deniyoruz.

Tekil Yazı - single.php

En karışık yerlerden biri olarak görünebilir. Ama yine tırnak işaretlerine ve kodlara dikkat ederek yaparsak bir sorun çıkmaz.

<div id=”content”>

<?php if (have_posts()) : while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”entry”>
<div class=”post” id=”post-<?php the_ID(); ?>”>
<h2><a href=”<?php echo get_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”Permanent Link: <?php the_title(); ?>“><?php the_title(); ?></a></h2>
<small><?php the_time(’F jS, Y’) ?> | by <?php the_author() ?> | <?php if(function_exists(’the_views’)) { the_views(); } ?></small>

<?php the_content(’<p class=”serif”>Read the rest of this entry »</p>’); ?>

<?php wp_link_pages(array(’before’ => ‘<p><strong>Pages:</strong> ‘, ‘after’ => ‘</p>’, ‘next_or_number’ => ‘number’)); ?>

<?php if ( function_exists(’the_tags’) ) {
the_tags(’<p>Tags: ‘, ‘, ‘, ‘</p>’); } ?>

</div>

olan orijinal kodu şu şekilde değiştiriyoruz.

<div id=”content”>

<?php if (have_posts()) : while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”entry”>
<div class=”post” id=”post-<?php the_ID(); ?>”>
<h2><a href=”<?php echo get_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”<?php the_title(); ?> için kalıcı bağlantı“><?php the_title(); ?></a></h2>
<small><?php the_time(’j F Y’) ?> tarihinde  |  <?php the_author() ?> tarafından yazılmış | <?php if(function_exists(’the_views’)) { the_views(); } ?></small>

<?php the_content(’<p class=”serif”>Okumaya devam et »</p>’); ?>

<?php wp_link_pages(array(’before’ => ‘<p><strong>Sayfalar:</strong> ‘, ‘after’ => ‘</p>’, ‘next_or_number’ => ‘number’)); ?>

<?php if ( function_exists(’the_tags’) ) {
the_tags(’<p>Etiketler: ‘, ‘, ‘, ‘</p>’); } ?>

</div>

Dikkat ederseniz <?php the_time(’F jS, Y’) ?> yazan yeri <?php the_time(’j F Y’) ?> olarak değiştirdik. Bunun nedeni Aralık 3rd, 2007 yerine 3 Aralık 2007 yazması için değiştirdik. Son olarak ta

<p>Sorry, no posts matched your criteria.</p>

yazan yeri

<p>Üzgünüm ama aramanızla eşleşen bir yazı bulunmuyor</p>

olarak değiştiriyoruz.

Dosyayı güncelleyip yine test ediyoruz.

Fonksiyonlar - functions.php

dosyasıyla karmaşık bir tema seçmediysek işimiz genelde olmuyor. 

Arşivler - archive.php

Arşivler dosyasını Türkçeleştirmek için;

<div id=”content”>

<?php if (have_posts()) : ?>

<?php $post = $posts[0]; // Hack. Set $post so that the_date() works. ?>
<?php /* If this is a category archive */ if (is_category()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Archive for the ‘<?php single_cat_title(); ?>’ Category</h2>

<?php /* If this is a daily archive */ } elseif (is_day()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Archive for <?php the_time(’F jS, Y’); ?></h2>

<?php /* If this is a monthly archive */ } elseif (is_month()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Archive for <?php the_time(’F, Y’); ?></h2>

<?php /* If this is a yearly archive */ } elseif (is_year()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Archive for <?php the_time(’Y’); ?></h2>

<?php /* If this is an author archive */ } elseif (is_author()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Author Archive</h2>

<?php /* If this is a paged archive */ } elseif (isset($_GET[’paged’]) && !empty($_GET[’paged’])) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Blog Archives</h2>

<?php } ?>

<?php while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”entry”>
<h3 id=”post-<?php the_ID(); ?>”><a href=”<?php the_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”Permanent Link to <?php the_title(); ?>“><?php the_title(); ?></a></h3>
<small><?php the_time(’l, F jS, Y’) ?> <?php if(function_exists(’the_views’)) { the_views(); } ?></small>

<br /><br /><?php the_content_rss(”, TRUE, ”, 50); ?><br /><br />

<p class=”postmetadata”>Posted in <?php the_category(’, ‘) ?> | <?php edit_post_link(’Edit‘, ”, ‘ | ‘); ?> <?php comments_popup_link(’No Comments »’, ‘1 Comment »’, ‘% Comments »’); ?></p>

</div>

<?php endwhile; ?>

<div class=”navigation”>
<div class=”alignleft”><?php next_posts_link(’« Previous Entries‘) ?></div>
<div class=”alignright”><?php previous_posts_link(’Next Entries »’) ?></div>
</div>

<?php else : ?>
<div class=”entry”>
<h2 class=”center”>Not Found</h2>
</div>

olarak yazılmış orijinal kodu

<div id=”content”>

<?php if (have_posts()) : ?>

<?php $post = $posts[0]; // Hack. Set $post so that the_date() works. ?>
<?php /* If this is a category archive */ if (is_category()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>‘<?php single_cat_title(); ?>’ Kategorisi Arşivi</h2>

<?php /* If this is a daily archive */ } elseif (is_day()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”><?php the_time(’j F Y’); ?> Arşivi</h2>

<?php /* If this is a monthly archive */ } elseif (is_month()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”><?php the_time(’F, Y’); ?> Arşivi</h2>

<?php /* If this is a yearly archive */ } elseif (is_year()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”><?php the_time(’Y’); ?> Arşivi</h2>

<?php /* If this is an author archive */ } elseif (is_author()) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Yazar Arşivi</h2>

<?php /* If this is a paged archive */ } elseif (isset($_GET[’paged’]) && !empty($_GET[’paged’])) { ?>
<h2 class=”pagetitle”>Blog Arşivi</h2>

<?php } ?>

<?php while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”entry”>
<h3 id=”post-<?php the_ID(); ?>”><a href=”<?php the_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”<?php the_title(); ?> için kalıcı bağlantı“><?php the_title(); ?></a></h3>
<small><?php the_time(’j F Y’) ?> <?php if(function_exists(’the_views’)) { the_views(); } ?></small>

<br /><br /><?php the_content_rss(”, TRUE, ”, 50); ?><br /><br />

<p class=”postmetadata”><?php the_category(’, ‘) ?> kategorisinde yazılmış  | <?php edit_post_link(’Düzenle‘, ”, ‘ | ‘); ?> <?php comments_popup_link(’Yorum Yok »’, ‘1 Yorum »’, ‘% Yorum »’); ?></p>

</div>

<?php endwhile; ?>

<div class=”navigation”>
<div class=”alignleft”><?php next_posts_link(’« Önceki Yazılar‘) ?></div>
<div class=”alignright”><?php previous_posts_link(’Sonraki Yazılar »’) ?></div>
</div>

<?php else : ?>
<div class=”entry”>
<h2 class=”center”>Bulunamadı</h2>
</div>

şeklinde değiştiriyoruz. yine tırnak, çift tırnak gibi noktalama işaretlerine dikkat ederek.

Dosyayı güncelleyip deniyoruz.

Yorumlar - comments.php

Yorumlar tema dosyasını Türkçeleştirmek için;

<?php // Do not delete these lines
if (’comments.php’ == basename($_SERVER[’SCRIPT_FILENAME’]))
die (’Please do not load this page directly. Thanks!‘);

if (!empty($post->post_password)) { // if there’s a password
if ($_COOKIE[’wp-postpass_’ . COOKIEHASH] != $post->post_password) { // and it doesn’t match the cookie
?>

<p class=”nocomments”>This post is password protected. Enter the password to view comments.<p>

<?php
return;
}
}

/* This variable is for alternating comment background */
$oddcomment = ‘odd’;
?>

<!– You can start editing here. –>

<div class=”boxcomments”>

<?php if ($comments) : ?>

<?php

/* Count the totals */
$numPingBacks = 0;
$numComments = 0;

/* Loop through comments to count these totals */
foreach ($comments as $comment) {
if (get_comment_type() != “comment”) { $numPingBacks++; }
else { $numComments++; }
}

?>

<?php

/* This is a loop for printing comments */
if ($numComments != 0) : ?>

<ol class=”commentlist”>

<li class=”commenthead”><h2 id=”comments”><?php comments_number(’No Responses’, ‘One Response’, ‘% Responses’ );?> to “<?php the_title(); ?>”</h2></li>

<?php foreach ($comments as $comment) : ?>
<?php if (get_comment_type()==”comment”) : ?>

<li class=”<?php if ( $comment->comment_author_email == get_the_author_email() ) echo ‘mycomment’; else echo $oddcomment; ?>” id=”comment-<?php comment_ID() ?>”>

<p style=”margin-bottom:5px;”>By <strong><?php comment_author_link() ?></strong> on <a href=”#comment-<?php comment_ID() ?>” title=”"><?php comment_date(’M j, Y’) ?></a> | <a href=”#respond” mce_href=”#respond”>Reply</a><?php edit_comment_link(’Edit‘,’ | ‘,”); ?></p>
<?php if ($comment->comment_approved == ‘0′) : ?>
<em>Your comment is awaiting moderation.</em>
<?php endif; ?>
<?php comment_text() ?>
</li>

<?php /* Changes every other comment to a different class */
if (’alt’ == $oddcomment) $oddcomment = ”;
else $oddcomment = ‘odd’;
?>

<?php endif; endforeach; ?>

</ol>

<?php endif; ?>

<?php

/* This is a loop for printing trackbacks if there are any */
if ($numPingBacks != 0) : ?>

<ol class=”tblist”>

<li style=”background:transparent;padding-left:0;”><h2 id=”trackbacks”><?php _e($numPingBacks); ?> Trackback(s)</h2></li>

<?php foreach ($comments as $comment) : ?>
<?php if (get_comment_type()!=”comment”) : ?>

<li id=”comment-<?php comment_ID() ?>”>
<?php comment_date(’M j, Y’) ?>: <?php comment_author_link() ?>
<?php if ($comment->comment_approved == ‘0′) : ?>
<em>Your comment is awaiting moderation.</em>
<?php endif; ?>
</li>

<?php if(’odd’==$thiscomment) { $thiscomment = ‘even’; } else { $thiscomment = ‘odd’; } ?>

<?php endif; endforeach; ?>

</ol>

<?php endif; ?>

<?php else :

/* No comments at all means a simple message instead */
?>

<?php endif; ?>

<?php if (comments_open()) : ?>

<?php if (get_option(’comment_registration’) && !$user_ID ) : ?>
<p id=”comments-blocked”>You must be <a href=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-login.php?redirect_to=
<?php the_permalink(); ?>”>logged in</a> to post a comment.
</p>
<?php else : ?>

<form action=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-comments-post.php” method=”post” id=”commentform”>

<h3 id=”respond”>Post a Comment</h3>

<?php if ($user_ID) : ?>

<p>You are logged in as <a href=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-admin/profile.php”>
<?php echo $user_identity; ?></a>. To logout, <a href=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-login.php?action=logout” title=”Log out of this account”>click here</a>.
</p>

<?php else : ?>

<p><label for=”author”>Name<?php if ($req) _e(’ (required)’); ?></label>
<input type=”text” name=”author” id=”author” value=”<?php echo $comment_author; ?>” size=”22″ tabindex=”1″ /></p>

<p><label for=”email”>E-mail (will not be published)<?php if ($req) _e(’ (required)’); ?></label>
<input type=”text” name=”email” id=”email” value=”<?php echo $comment_author_email; ?>” tabindex=”2″ size=”22″ /></p>

<p><label for=”url”>Website</label>
<input type=”text” name=”url” id=”url” value=”<?php echo $comment_author_url; ?>” size=”22″ tabindex=”3″ /></p>

<?php endif; ?>

<p><textarea name=”comment” id=”comment” cols=”5″ rows=”10″ tabindex=”4″></textarea></p>

<p><input name=”submit” type=”submit” id=”submit” tabindex=”5″ value=”Submit Comment” />
<input type=”hidden” name=”comment_post_ID” value=”<?php echo $id; ?>” /></p>

<?php do_action(’comment_form’, $post->ID); ?>

</form>

<?php endif; // If registration required and not logged in ?>

<?php else : // Comments are closed ?>
<p id=”comments-closed”>Sorry, comments for this entry are closed at this time.</p>
<?php endif; ?></div>

olarak yazılmış kodu aşağıdaki şekilde değiştiriyoruz.

<?php // Do not delete these lines
if (’comments.php’ == basename($_SERVER[’SCRIPT_FILENAME’]))
die (’Bu sayfayı doğrudan yüklemeyiniz!‘);

if (!empty($post->post_password)) { // if there’s a password
if ($_COOKIE[’wp-postpass_’ . COOKIEHASH] != $post->post_password) { // and it doesn’t match the cookie
?>

<p class=”nocomments”>Bu yazı parola korumalıdır. Yorumları görebilmek için şifreyi girmeniz gerekmektedir..<p>

<?php
return;
}
}

/* This variable is for alternating comment background */
$oddcomment = ‘odd’;
?>

<!– You can start editing here. –>

<div class=”boxcomments”>

<?php if ($comments) : ?>

<?php

/* Count the totals */
$numPingBacks = 0;
$numComments = 0;

/* Loop through comments to count these totals */
foreach ($comments as $comment) {
if (get_comment_type() != “comment”) { $numPingBacks++; }
else { $numComments++; }
}

?>

<?php

/* This is a loop for printing comments */
if ($numComments != 0) : ?>

<ol class=”commentlist”>

<li class=”commenthead”><h2 id=”comments”>“<?php the_title(); ?>” için yapılmış <?php comments_number(’yorum yok’, ‘1 yorum’, ‘% yorum’ );?></h2></li>

<?php foreach ($comments as $comment) : ?>
<?php if (get_comment_type()==”comment”) : ?>

<li class=”<?php if ( $comment->comment_author_email == get_the_author_email() ) echo ‘mycomment’; else echo $oddcomment; ?>” id=”comment-<?php comment_ID() ?>”>

<p style=”margin-bottom:5px;”><strong><?php comment_author_link() ?></strong> tarafından <a href=”#comment-<?php comment_ID() ?>” title=”"><?php comment_date(’M j, Y’) ?></a> tarihinde yapılmış yorum. | <a href=”#respond” mce_href=”#respond”>Yanıtla</a><?php edit_comment_link(’Düzenle’,’ | ‘,”); ?></p>
<?php if ($comment->comment_approved == ‘0′) : ?>
<em>Yorumunuz Onay Bekliyor.</em>
<?php endif; ?>
<?php comment_text() ?>
</li>

<?php /* Changes every other comment to a different class */
if (’alt’ == $oddcomment) $oddcomment = ”;
else $oddcomment = ‘odd’;
?>

<?php endif; endforeach; ?>

</ol>

<?php endif; ?>

<?php

/* This is a loop for printing trackbacks if there are any */
if ($numPingBacks != 0) : ?>

<ol class=”tblist”>

<li style=”background:transparent;padding-left:0;”><h2 id=”trackbacks”><?php _e($numPingBacks); ?> Geri izlemeler</h2></li>

<?php foreach ($comments as $comment) : ?>
<?php if (get_comment_type()!=”comment”) : ?>

<li id=”comment-<?php comment_ID() ?>”>
<?php comment_date(’M j, Y’) ?>: <?php comment_author_link() ?>
<?php if ($comment->comment_approved == ‘0′) : ?>
<em>Yorumunuz Onay Bekliyor.</em>
<?php endif; ?>
</li>

<?php if(’odd’==$thiscomment) { $thiscomment = ‘even’; } else { $thiscomment = ‘odd’; } ?>

<?php endif; endforeach; ?>

</ol>

<?php endif; ?>

<?php else :

/* No comments at all means a simple message instead */
?>

<?php endif; ?>

<?php if (comments_open()) : ?>

<?php if (get_option(’comment_registration’) && !$user_ID ) : ?>
<p id=”comments-blocked”>Yorum yazabilmek için <a href=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-login.php?redirect_to=<?php the_permalink(); ?>”>giriş</a> yapmanız gerekiyor.</p>
<?php else : ?>

<form action=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-comments-post.php” method=”post” id=”commentform”>

<h3 id=”respond”>Yorum Ekle</h3>

<?php if ($user_ID) : ?>

<p><a href=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-admin/profile.php”>
<?php echo $user_identity; ?></a> olarak giriş yapılmış. Çıkış yapmak için <a href=”<?php echo get_option(’siteurl’); ?>/wp-login.php?action=logout” title=”Bu hesaptan çıkış yap”>buraya</a> tıklayın.
</p>

<?php else : ?>

<p><label for=”author”>Ad<?php if ($req) _e(’ (gerekli)’); ?></label>
<input type=”text” name=”author” id=”author” value=”<?php echo $comment_author; ?>” size=”22″ tabindex=”1″ /></p>

<p><label for=”email”>E-post (yayınlanmayacak)<?php if ($req) _e(’ (gerekli)’); ?></label>
<input type=”text” name=”email” id=”email” value=”<?php echo $comment_author_email; ?>” tabindex=”2″ size=”22″ /></p>

<p><label for=”url”>Site</label>
<input type=”text” name=”url” id=”url” value=”<?php echo $comment_author_url; ?>” size=”22″ tabindex=”3″ /></p>

<?php endif; ?>

<p><textarea name=”comment” id=”comment” cols=”5″ rows=”10″ tabindex=”4″></textarea></p>

<p><input name=”submit” type=”submit” id=”submit” tabindex=”5″ value=”Yorumu Gönder” />
<input type=”hidden” name=”comment_post_ID” value=”<?php echo $id; ?>” /></p>

<?php do_action(’comment_form’, $post->ID); ?>

</form>

<?php endif; // If registration required and not logged in ?>

<?php else : // Comments are closed ?>
<p id=”comments-closed”>Üzgünüm, bu yazıya yorumlar kapalı.</p>
<?php endif; ?></div>

yorumlar sayfasını da Türkçeleştirdikten sonra dosyayı güncelleyip sayfamızda hata olup olmadığını deniyoruz.

Yan Menü - sidebar.php

Sidebar dosyalarını çevirmenize gerek yok. Nasıl olsa sürükle bırak yöntemiyle eklediğiniz “Widget” ların başlıklarını Türkçe yazabiliyorsunuz.

Sayfa Şablonu - page.php

eklediğiniz arşiv, iletişim, hakkında vs. gibi sayfaların şablonu oluyor. Standart bir page.php aşağıdaki şekildedir.

<?php get_header(); ?>

<div id=”content”>
<div class=”entry”>
<?php if (have_posts()) : while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”post” id=”post-<?php the_ID(); ?>”>
<h2><?php the_title(); ?></h2>

<?php the_content(’<p class=”serif”>Read the rest of this page »</p>’); ?>

<?php wp_link_pages(array(’before’ => ‘<p><strong>Pages:</strong> ‘, ‘after’ => ‘</p>’, ‘next_or_number’ => ‘number’)); ?>

</div>
</div>
<?php endwhile; endif; ?>
<?php edit_post_link(Edit this entry.’, ‘<p>’, ‘</p>’); ?>
</div>

<?php get_sidebar(); ?>

<?php get_footer(); ?>

değiştirmemiz gereken yerler

<?php the_content(’<p class=”serif”>Read the rest of this page »</p>’); ?>

<?php the_content(’<p class=”serif”>Devamı »</p>’); ?>

<?php wp_link_pages(array(’before’ => ‘<p><strong>Pages:</strong> ‘, ‘after’ => ‘</p>’, ‘next_or_number’ => ‘number’)); ?>

<?php wp_link_pages(array(’before’ => ‘<p><strong>Sayfalar:</strong> ‘, ‘after’ => ‘</p>’, ‘next_or_number’ => ‘number’)); ?>

<?php edit_post_link(’Edit this entry.‘, ‘<p>’, ‘</p>’); ?>

<?php edit_post_link(’Bu yazıyı düzenle.‘, ‘<p>’, ‘</p>’); ?>

şeklinde olacaktır. page.php dosyasının son hali şu şekilde olacaktır.

<?php get_header(); ?>

<div id=”content”>
<div class=”entry”>
<?php if (have_posts()) : while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”post” id=”post-<?php the_ID(); ?>”>
<h2><?php the_title(); ?></h2>

<?php the_content(’<p class=”serif”>Devamı »</p>’); ?>

<?php wp_link_pages(array(’before’ => ‘<p><strong>Sayfalar:</strong> ‘, ‘after’ => ‘</p>’, ‘next_or_number’ => ‘number’)); ?>

</div>
</div>
<?php endwhile; endif; ?>
<?php edit_post_link(’Bu yazıyı düzenle.‘, ‘<p>’, ‘</p>’); ?>
</div>

<?php get_sidebar(); ?>

<?php get_footer(); ?>

Wordpress Temamızın sayfa şablonu da Türkçeleşti. Sıra geldi searchform.php Arama dosyasına.

Arama - searchform.php

Çok fazla değişkenlik göstermeyen bu şablon dosyasında sadece değiştirmemiz gereken yerler şunlar;

<form method=”get” id=”searchform” action=”<?php bloginfo(’url’); ?>/”>
<div><input type=”text” value=”<?php the_search_query(); ?>” name=”s” id=”s” />
<input type=”submit” id=”searchsubmit” value=”Search” />
</div>
</form> 

değiştirdikten sonra şu hali alacak;

<form method=”get” id=”searchform” action=”<?php bloginfo(’url’); ?>/”>
<div><input type=”text” value=”<?php the_search_query(); ?>” name=”s” id=”s” />
<input type=”submit” id=”searchsubmit” value=”Ara” />
</div>
</form>

Yine güncelleyip deniyoruz. Hemen ardından sıra “Ana İndeks Şablonu”nda.

Ana İndeks Şablonu - index.php

Çok fazla değişkenlik gösterebilir. Ama paniklemenize gerek yok. Değiştirilecek yerleri kendiniz bile tahmin edebilirsiniz artık.Tema dosyasının orijinali şu şekilde karşımıza gelmiş olsun;

<?php get_header(); ?>

<div id=”content”>

<?php if (have_posts()) : ?>

<?php while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”entry”>
<div id=”post-<?php the_ID(); ?>”>
<h2><a href=”<?php the_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”Permanent Link to <?php the_title(); ?>“><?php the_title(); ?></a></h2>
<small><?php the_time(’F jS, Y’) ?> <!– by <?php the_author() ?> –></small>

<?php the_content(’Read the rest of this entry »’); ?>

<?php if ( function_exists(’the_tags’) ) { the_tags(’<p>Tags: ‘, ‘, ‘, ‘</p>’); } ?>
<p class=”postmetadata”>Posted in <?php the_category(’, ‘) ?> | <?php edit_post_link(’Edit‘, ”, ‘ | ‘); ?> <?php comments_popup_link(’No Comments »’, ‘1 Comment »’, ‘% Comments »’); ?></p>

</div></div>

<?php endwhile; ?>

<div class=”navigation”>
<div class=”alignleft”><?php next_posts_link(’« Previous Entries‘) ?></div>
<div class=”alignright”><?php previous_posts_link(’Next Entries »’) ?></div>
</div>

<?php else : ?>
<div class=”entry”>
<h2>Not Found</h2>
Sorry, but you are looking for something that isn’t here.
</div>

<?php endif; ?>

</div>

<?php get_sidebar(); ?>

<?php get_footer(); ?>
 

değişiklik yaptıktan sonra şu hali alacak.

<?php get_header(); ?>

<div id=”content”>

<?php if (have_posts()) : ?>

<?php while (have_posts()) : the_post(); ?>
<div class=”entry”>
<div id=”post-<?php the_ID(); ?>”>
<h2><a href=”<?php the_permalink() ?>” rel=”bookmark” title=”<?php the_title(); ?> için kalıcı bağlantı“><?php the_title(); ?></a></h2>
<small><?php the_time(’j F Y’) ?></small>

<?php the_content(’Yazının devamı »’); ?>

<?php if ( function_exists(’the_tags’) ) { the_tags(’<p>Etiketler: ‘, ‘, ‘, ‘</p>’); } ?>
<p class=”postmetadata”><?php the_category(’, ‘) ?> kategorisinde yazılmış | <?php edit_post_link(’Düzenle‘, ”, ‘ | ‘); ?> <?php comments_popup_link(’Yorum Yok »’, ‘1 Yorum »’, ‘% Yorum »’); ?></p>

</div></div>

<?php endwhile; ?>

<div class=”navigation”>
<div class=”alignleft”><?php next_posts_link(’« Önceki Yazılar‘) ?></div>
<div class=”alignright”><?php previous_posts_link(’Sonraki Yazılar »’) ?></div>
</div>

<?php else : ?>
<div class=”entry”>
<h2>Bulunamadı</h2>
Üzgünüm ama aradığınız şey bulunamadı..
</div>

<?php endif; ?>

</div>

<?php get_sidebar(); ?>

<?php get_footer(); ?>

Hepsi bu kadar. Yine dosyayı güncelleyip temanın hata verip vermeyeceğini deniyoruz.

Alt Kısım -  footer.php

Sayfanın en altında yer alan bölümü oluşturan bu kısma “Alt kısım” veya “Footer” adı veriliyor. Bu bölgedeki değişikliği istediğiniz gibi yapabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken yine kod dizilimine ve döngüye zarar vermemek. Benim Türkçeleştirmek için seçtiğim temada alt kısım aşağıdaki gibi.

</div>
</div>
<div id=”eof”></div>
<div id=”footer”>
<div class=”footer”><?php bloginfo(’name’); ?> is proudly powered by <a href=”http://wordpress.org/” mce_href=”http://wordpress.org/”>WordPress</a> <a href=”<?php bloginfo(’rss2_url’); ?>”>Entries (RSS)</a> and <a href=”<?php bloginfo(’comments_rss2_url’); ?>”>Comments (RSS)</a>. Theme by <a href=”http://www.blogohblog.com” mce_href=”http://www.blogohblog.com”>Bob</a>
<!– <?php echo get_num_queries(); ?> queries. <?php timer_stop(1); ?> seconds. –><?php wp_footer(); ?></div>
</div></body>
</html>

ben bunu

</div>
</div>
<div id=”eof”></div>
<div id=”footer”>
<div class=”footer”><?php bloginfo(’name’); ?>  <a href=”http://wordpress.org/” mce_href=”http://wordpress.org/”>WordPress</a> üzerine kurulmuştur. Yazılar için <a href=”<?php bloginfo(’rss2_url’); ?>”>RSS</a>, yorumlar için <a href=”<?php bloginfo(’comments_rss2_url’); ?>”>RSS</a>. Tema <a href=”http://www.blogohblog.com” mce_href=”http://www.blogohblog.com”>Bob</a> tarafından tasarlanmıştır.
<!– <?php echo get_num_queries(); ?> queries. <?php timer_stop(1); ?> seconds. –><?php wp_footer(); ?></div>
</div></body>
</html>

Şeklinde değiştiriyorum. Bu şablon dosyasını da güncelleyip kaydettikten sonra yine sayfamızın düzgün çalışıp çalışmadığını deniyoruz.

Üst kısım - header.php

Üst kısım üzerinde yapacağımız çok fazla değişiklik bulunmuyor. Ama yine de eğer varsa

<li><a href=”<?php bloginfo(’url’); ?>”>Home</a></li>

yazan yeri

<li><a href=”<?php bloginfo(’url’); ?>”>Anasayfa</a></li>

olarak değiştiriyoruz. Temanıza göre çeşitlilik gösterebilir üst kısım, Türkçeleştirmek için gerekli yerler varsa kendi hayal gücünüzü kullanarak bu işi yapabilirsiniz.

Bu dosyayı da kaydettikten sonra son bir kez sayfamızın çalışıp çalışmadığını deniyoruz.

Olası Karşılaşılacak Hatalar

Parse error: syntax error, unexpected T_STRING in /home/wwwvesaire/public_html/wp-content/themes/temaismi/index.php on line 26

Gibi bir hata alabilirsiniz.Sayfanızı denerken böyle bir hata aldığınızda hemen paniklemeyin. Yaptığınız hatanın nerede olduğu size bildiriliyor. ve diyor ki;

Wordpress wp-content themes klasöründeki düzenlediğiniz temanın index.php dosyasının 26. satırında bir hata var… Ne yapıyoruz? Admin panelimiz açık olduğu için index.php yani anasayfa şablonu üzerinde 26. satırın 5-10 satır civarına göz atıp Türkçeleştirdiğimiz yerde bir tırnak unutup unutmadığımıza, yanlışlıkla silip silmediğimize göz atıyoruz. Eğer hatayı bulamamışsak bilgisayarımıza çok önce kaydettiğimiz temanın orijinal dosyasında yazanları olduğu gibi hatanın olduğu dosya içerisine yapıştırıyoruz. Yani yukarıdaki örnekte bize index.php de hata olduğunu söylüyorsa, yönetim panelinde tema üzerinde değişiklik yaptığımız Görünüm/Tema Editörü kısmında sağ taraftaki listeden index.php yi seçip içerisini bilgisayarımızdaki index.php dosyasının içerisindekilerle değiştiriyoruz. Eğer hata bize;

Parse error: syntax error, unexpected T_STRING in /home/wwwvesaire/public_html/wp-content/themes/temaismi/comments.php on line 11

şeklinde gelseydi bu durumda comments.php yani yorumlar şablonu üzerinde değişiklik yapmamız gerekecekti.

Bunun dışında karşılaşabileceğiniz bir hata bulunmuyor. Türkçeleştirme işlemini Yönetim Paneli/Görünüm/Tema Editörü aracılığıyla yaparsanız karakter problemi yaşamazsınız. Bu değişiklikleri bilgisayarınızda yapıp gerekli klasöre atarak yapacaksanız Türkçe karakterler bozulacaktır hatta sistemin işleyişini bile bozacaktır. Çünkü Wordpress’iniz UTF8 karakter kodlamasını işleyecektir.Ama yine de “ben değişiklikleri dosyaları not defteriyle tek tek açıp yapacağım” derseniz; Türkçe karakterler yerine aşağıdaki şekilde yazılanları kullanmanız gerekecektir.

ö : Ö
ü : ü
ı : ı
ÅŸ : ş
Ö : ö
ç : ç
ÄŸ : ğ

yani Ö yerine ö kullanmanız gerekecektir. ö yerine ise Ö gibi. Eğer tüm Tema Türkçeleştirme işlemlerini düzgün yaptıysanız temanız sorunsuz çalışacaktır. Yine de unutmayın hatalar yaparak, deneme yanılma yoluyla öğrenmeniz çok çabuk olacaktır. Bir kalemde bunları yazabildim. Eğer merak ettiğiniz, takıldığınız, hatayla karşılaştığınız bir konu olursa buradan sorabilirsiniz. Birlikte cevap bulabiliriz… Umarım bu açıklama yardımcı olur.

Ekleme: Az önce Wordpress Türkiye üzerinde bulunan ve Wordpress Türkiye ekibinin hazırladığı bir Türkçeleştirme rehberinin olduğunu farkettim. PDF Formatındaki rehberi bu adresten indirebilirsiniz.

Katagori WordPress | Hic Yorum Yok »

Fire Ftp Firefox eklentisi

Mart 12th, 2008 Konuyu Açan admin

 

fire ftp - ftp program for firefox (addon)

FireFTP, FTP programlarını ortadan kaldıracak tarzda hem bedava, hem de Mozilla ’un bir tabında çalıştırabileceğiniz, webmaster dostu bir FTP programı!

Piyasada bedava FTP programı yok denecek kadar azken, hem Mozilla ’a mükemmel bir şekilde adapte olarak çalışacak, hem de bedava olacak böyle bir FTP programını mutlaka incelemelisiniz!

FireFTP eklentisini yüklemeniz için buraya tıklayın.

Katagori Firefox | Hic Yorum Yok »

Çocuklar için güvenli internet Firefox’la çok kolay

Mart 12th, 2008 Konuyu Açan admin

 

Domatessuyu.com

Glubble isimli Firefox eklentisi sayesinde aileler çocuklarını internet üzerinde zararlı olabilecek içeriklerden kolaylıkla uzak tutabiliyorlar.

Diğer tüm Firefox enlentileri gibi kolaylıkla kurulan , ‘a hem çocuklara özel bir arayüz yaratıyor hem de ailelerin çocuklarının internet aktivitelerini rahatlıkla takip etmesine olanak tanıyor.

 

‘ın çok önemli birkaç özelliği var. Bunlardan birincisi aile ve çocuk olarak kullanıcı hesaplarını iki kategoriye bölmüş olması. Aile hesabının şifresi ile giriş yapıldığında normal moduna dönüyor, çocuk hesabında ise bahsettiğim özel çocuk arayüzü ile kısıtlanmış özellikleri devreye giriyor.

Örnek vermek gerekirse, çocuk hesabı ile giriş yapıldığında tüm favoriler ve diğer kurulu eklentiler devre dışı kalıyor.

Glubble.com

Glubble‘ın çocuklar için de iki ayrı hesap seçeneği var. Okuma yazma bilen çocuklar ve bilmeyen çocuklar şeklinde. Bu hesaplar arasındaki en önemli fark ise, okuma yazma bilmeyen çocuklar için adres barının yerine ikonlar ve bunlara bağlı önceden ayarlanmış web sitelerinin kullanılabiliyor olması.Kişisel görüşümü soracak olursanız normalde ücretli olan bu tür uygulamaların Firefox eklentisi olarak sunuluyor olması ve tabi ki ücretsiz olması aileler için bulunmaz bir nimet. İlerleyen dönemlerde Glubble‘ın ücretli versiyonları da olacakmış ancak sitelerinde belirttikleri kadarıyla herzaman bir ücretsiz paketi bulunacakmış.

eklentisi olması dolayısıyla kolay kullanım ve kurulum imkanları sunan ‘ı denemeye değer diye düşünüyorum.

Kaynak: ReadWriteWeb

Katagori Firefox | Hic Yorum Yok »

imagebot - İki tıklamayla ImageShack’e resim upload edin!

Mart 12th, 2008 Konuyu Açan admin

 

Imageshack.us’a iki tıklamayla, çok basit bir şekilde resim yükleyip, linkini alabilmenizi sağlıyor.

ImageBot eklentisini yüklemeniz için