1-Siteyi kullanıcılarınız için hazırlayın
Forrester Araştırma’nın analistlerinden Kerry Bodine, “Büyüme, şirketin değil kullanıcıların isteklerine önem vermek ve gerçekleştirmekten geçer” diyor ve ekliyor: “Tasarım aşamasındaki her anahtar noktada olaya kullanıcıların gözünden bakmalısınız”. Ne dersiniz? Kolay görünüyor değil mi? Gerçekten de öyle ancak, farklı düşünmeyi biliyorsanız. New Jersey, Parsippany merkezli Coldwell Banker Real Estate şirketinin İnteraktif Satış Bölümü Başkan Yardımcısı Helen Galasso’ya göre tasarımcılar, teknoloji ve teknoloji kullanımına o kadar fazla yoğunlaşmış durumdalar ki ortaya koydukları işin kullanıcılarda nasıl bir etki bırakacağı konusuna pek kafa yormuyorlar. Yani, aslında en fazla üzerinde durmaları gereken şeyi unutuyorlar. Web sitesi, ne kadar fazla yeni teknoloji barındırırsa barındırsın ya da ne kadar gelişmiş bir kodlamaya sahip olursa olsun, eğer bir kullanıcı web sitesinin nasıl kullanılacağını anlayamazsa, “Kullanmam olur biter” diyecektir. Mücadele edilmesi gereken konu da budur.
2-Kullanıcılarınızı dinleyin
Forrester Araştırma Şirketi, 200’den fazla web sitesini inceledi ve bu sitelerden yalnızca yüzde 2’si “kullanışlılık testi”ni geçebildi. Analist Kerry Bodine, bu istatistik ile ilgili “Eğer şirketler, daha tasarım aşamasındayken bazı kullanıcılarının web sitelerini test etmelerini sağlayabilselerdi, durum bundan çok daha iyi olabilirdi. Kullanıcıların siteyi gezerken nerelerde tökezlediklerini, kafalarının karıştığını ve zorlandıklarını bilirseniz, inanın siteyi şekillendirmek adına işiniz çok daha kolay olacaktır” diyor.
3-Bilgiyi kolay ulaşabilir hale getirin
Cincinati merkezli Procter & Gamble şirketinin web sitesi PG.com’un Dijital Marka Yöneticisi Jeff Sluder’a göre kullanıcılar, aradıklarını ve yollarını kolay bulabildikleri bir web sitesi isterler. Sitedeki bir sayfada aradığını ve kendisini ilgili sayfalara yönlendirecek bir bağlantı bulamayıp web tarayıcısının “geri” butonuna basmak zorunda kalan bir kullanıcı, sitede boşa zaman harcadığını düşünür ve arama sayfalarındaki bir sonraki adrese tıklar. Bu da bir ziyaretçi ve dolayısıyla bir potansiyel müşteri kaybetmeniz demektir.
Merril Lynch şirketinin Web Tasarım Ekibi de aynı görüşte olacak ki ML.com’u her müşterinin son ziyaretinde kullandığı sayfaları hatırlayarak aynı müşterinin bir sonraki ziyaretinde doğrudan favori sayfalarını önüne getirme üzere tasarlamışlar. Şirketin Teknoloji Yönetmeni Joseph Infozino, bu konuda “Kullanıcılarımızın sitemize her gelişlerinde genel olarak aynı sayfalara göz attıklarını belirledik ve siteye giriş yaptıklarında doğrudan favori sayfalarına yönlenmelerini sağlayarak onları birkaç tıklamadan kurtarmayı hedefledik” diyor.
4-Bütün kullanıcılarınızı hesaba katın
New Jersey’deki bir sağlık şirketi olan Medco Health Solution’un İnternet Şefi olan Tom Feitel, Medco.com’un kullanıcılarının yaş ortalamasının 54 olduğunu ve şirketin müşteri kitlesinin yüzde 20’ye yakınını da 65 yaşın üzerindeki insanların oluşturduğunu söylüyor. Medco, İnternet sitesini görme bozukluğu ve farklı sağlık sorunları olan kullanıcılarını da düşünerek tasarlamış. Örneğin; Şirket, yaşlı müşterilerinin ellerinin titreyebileceğini düşündüğü için İnternet sitesinde kayar menüler kullanmaktan kaçınmış ya da görme bozukluğu olan kullanıcılar için sitedeki resimler standarttan daha büyük seçilmiş. Sitenin yazı tipi ile rengi de okumayı kolaylaştırmaya yönelik olarak tasarlanmış. Böylece şirketin hedef kitlesi tarafından daha rahat gezilip izlenebilen bir site ortaya çıkmış.
Bu tarz, kullanıcıların durumuna yönelik düzenlemeler, sadece sağlıkla ilgili de değil. Örneğin, Ipswich’te kurulu The Customer Respect Group Araştırma’nın Başkanı Terry Golesworthy, web tasarımcıların siteleri tasarlarken eski bilgisayarlara ya da yavaş İnternet bağlantısına sahip kullanıcıları hesaba katmaları gerektiğini vurguluyor.
5-Kullanıcılarınıza cevap verin
Şirketin Satıştan Sorumlu İkinci Başkanı olan Charlie Young, Coldwell Banker’in, müşteri temsilcilerinin hiçbir koşulda müşteriler tarafından sorulan bir soruya cevap vermekte gecikmemesi için İnternet sitesi üzerinden sorulan soruları paylaştırarak, müşteri temsilcilerinin cep telefonlarına 10 saniye içinde gönderen Lead Router isimli bir program geliştirdiğini söylüyor ve ekliyor: “Elbette müşteri temsilcilerimiz kendilerine yönlendirilen sorulara anında cevap veremiyorlar. Ancak bu sistem sayesinde temsilcilerimiz sorulardan erken haberdar oluyor ve müşterilerimize cevap göndermeleri en fazla 8 saat sürüyor.”
Terry Golesworthy de bu konu hakkında “En iyi web sitelerine sahip olan şirketler, hiçbir şekilde online kullanıcılarıyla iletişim halinde olmaktan kaçınmazlar. Kullanıcılar sorularını sorarken e-posta adreslerini de şirkete bildirirler. Yani şirketin müşteriye cevap vermek için hiçbir engeli yoktur. Bu da ciddi bir şirketin her kullanıcısının sorusuna cevap verebilmesi anlamına geliyor. Zaten kendini kanıtlamış şirketler müşterilerine anında cevaplama ya da müşteri temsilcileriyle online görüşme imkanları da sunuyorlar” diyor.
6-Rakiplerinizle yarışın
Birçok web site yöneticisinin başarı ölçütü, sitelerinin ne kadar fazla kullanıcı tarafından ziyaret edildiğidir. Bunun yerine, sitenizi sektörünüzdeki diğer sitelerle, yani rakiplerinizle karşılaştırın. Unutmayın, kullanıcılarınızın web siteniz hakkında belirtecekleri görüşler, rakip sitelerinizle yaptıkları karşılaştırmaları da içerir. Bu da başarı ölçütü kabul edilmek için, ziyaret sayısından çok daha önemlidir.
7-Güven kazanın Kullanıcıların çoğu, artık İnternet üzerinden iş yapmaktan korkmuyor. Ancak bu, güvenlik konusunda tamamen ikna oldukları anlamına da gelmiyor. Güvenin oldukça artmış olmasına rağmen bahsettiğimiz bu tam ikna olmama durumu, özelikle tüketici siteleri için bir handikap olarak görülüyor. Kullanıcıların güvenlik, gizlilik ve spam konusunda bilgilenmeleri aynı zamanda web sitelerine de daha şüpheli yaklaşmalarına sebep oluyor. Unutmayın; iyi ve kaliteli web siteleri, güvenlik ve gizlilik politikalarını herkesin okuyup anlayabileceği gibi açık bir şekilde kullanıcılarına sunarlar.
8-Takım çalışmasını ihmal etmeyin İnsanların şirketinizi keşfetmesi ve tanıması için en etkin yolun web siteniz olduğunu asla aklınızdan çıkartmayın. İki yıl kadar önce; San Francisco merkezli bir sağlık servisleri ve IT şirketi olan McKesson’un Başkan Yardımcılığını yapan, doktorlar, eczacılar, ilaç satıcıları ve müşterilerle de çok iyi ilişkileri bulunan ve “Benim için en iyisi, insanlarla doğrudan iletişim kurmak” diyerek, şirketin web sitesinin sorumluluğunu bırakan Esteban Borrero, bu geçiş için IT ve diğer departman arasındaki işbirliğini sağlamak amacıyla uzun süre çalıştı. Böylece web sitesi, olduğu gibi kalmayı başardı.
9-Öncelikleri sıralayın Bugünlerde, web sitesi yöneticilerinin karşılaştığı en büyük sorunlardan birisi, sitelerinde değişiklik yapmalarına yönelik aldıkları öneri sayısı. Galasso, bu durumu “Kim olduğunu bilmediğiniz kişilerden bile siteyi değiştirmek üzere teklifler alırsınız” diyor. Ancak amiyane tabirle söylemek gerekirse değişiklik teklifleri konusunda “gaza gelmemek” gerekiyor. Bunun yerine bu tarz değişim rüzgarları estiğinde şu soruları sorun: Bu değişikliğin amacı ne ve müşterilerin istediği bu mu? Diğer planlarımı bozacak nitelikte bir değişim mi?
10-Geleceği takip edin Kusursuz bir web sitesi asla statik değildir. Ancak sıradaki “web sıçramalarını” iyi takip edip sitenizin kullanıcılarına uygun olduğu taktirde sitenize entegre edebilmenizi sağlayacak yatırımlar yaparsanız web sitenizi sürekli yenileyerek tahtınızda oturmaya devam etmeniz, mümkün.
Couldwell Banker, şu sıralar iki aşamalı bir planın üzerinde çalışıyor. Bazı çalışanlarını şirketin tasarım geliştirme çözüm ortaklarıyla görüştüren şirket, gelecekte şirkete göz kırpabilecek yenilikleri tamamen hazır olarak karşılamayı hedefliyor.
Galasso, “Her zaman web sitelerini geliştirmek için bazı metotlar vardır” diyor ve ekliyor: Web tasarımcılar kadar, web sörfçülerine de iş düşüyor. Kullanıcılar da siteleri daha etkin kullanmak için daha iyi ve kullanışlı metotlar bulmalı. Böylece bizler de müşterilerimizle interaktif bir şekilde sitelerimizi geliştirebilir ya da onların hayallerini biraz daha önden takip edebiliriz.
Yapmamanız Gereken Temel Tasarım Hataları
Aramayı göz ardı etmeyin: Kullanıcıların neredeyse yarısı, bir web sitesine girdiklerinde yollarını bulmak için arama kutusunu kullanırlar. Eğer web sitenizde arama fonksiyonu yoksa ya da düzgün çalışmıyorsa bahsettiğimiz bu geniş kitleyi hayal kırıklığına uğratırsınız ve bu kullanıcıları kaybedersiniz.
Bilgiyi derinlere gömmeyin: Sitenizin gezinti ve erişim fonksiyonları oldukça iyi bile olsa, kullanıcılar aradıkları bilgiyi bir süre bulamazlarsa başka bir sitede arayacaklardır. Tek alternatif olmadığınızı unutmayın ve web sitenizdeki bilgileri erişilmesi zor köşelere saklamayın.
İstenenden fazlasını sunmayın: Siz konuyla bağlantılarını kursanız da birçok kullanıcıya konuyla alakasız gelecek bilgileri sitenizde bulundurmayın. Bu durum, sadece erişim zorluğu ve arananın daha geç bulunmasını sağlayacağı için size yarar sağlamayacaktır. Kullanıcılar, ne istiyorsa onlara onu verin. Ne az ne de çok.
Yavaş bağlantıları unutmayın: Hala dünyanın yüzde 25’i İnternet’e çevirmeli bağlantı ile giriyor. Kalan kısmından da yarısı düşük hızlı DSL çözümlerine mahkûm. Bu durumu göz ardı etmeyin ve sitenizi gereksiz yere şişirerek yavaşlamasına sebep olmayın.
Sadece yazı kullanmayın: Sadece yazılardan oluşan bir web sitesi, hem okuma zorluğu sebebiyle hem de cansız bir arayüz sunacağı için kullanıcılara hiç çekici gelmeyecektir. Web sayfalarınızı içeriğinize uygun resimler ve videolar ile zenginleştirirseniz çok daha kullanıcı dostu sitelere sahip olursunuz.