Rasgele Yazı

Google başka kimleri alacak?
random image

Katagoriler


Ne Bakmışdınız

Blogs - CSS Top Sites autotech Blogs - Blog Catalog Blog Directory TopOfBlogs web counter Powered by FeedBurner Add to Technorati Favorites

ŞuAn Bloğumda

 

Akıllı web tasarımı

Nisan 10th, 2008 Konuyu Açan admin

 

Web tasarımınızın akıllı olması için aşağıdaki kodu web sayfanızın kaynak kodundaki head bölümüne yerleştirmeniz yeterlidir:

Tabii ki böyle bir şey henüz icat olmadı :). Zaten konumuz da bu, sadece kodları, programları iyi bilmek yetmiyor. Onları nasıl kullandığımız daha da önemli aslında. Görsel anlamda iyi bir tasarım ile ‘Akıllı Tasarım’ farklı şeylerdir. Önemli olan bu ikisini ortak bir noktada birleştirebilmektir. Örneğin; görsel anlamda harika bir giriş sayfası yapabilirsiniz. Ama bunu yaparken web’in sınırlamalarını göz ardı ederseniz, sayfanızın yüklenmesi için ’sizin dışınızda’ kimse ekrana yarım dakika boyunca bakmaz ve siteyi terk ederler!

Şimdi işimizi akıllıca yapmak için nasıl bir yol izlemeliyiz bir göz gezdirelim isterseniz. Her ne kadar akıllı tasarımı kodlarda olduğu gibi kategorize edip, ‘bunu şöyle yaparsan, böyle olur’ gibi net reçeteler sunulamasa da en azından çalışmamızı bir sisteme oturtmak için genel bazı doğruları gözden geçirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Yaratıcı Olun Ama Aşırıya Kaçmayın…

Şimdi bu ne demek diyeceksiniz! Internet’e bir kitle iletişim aracı olarak bakarsak, onu kullanan insanların da zaman içinde alıştıkları kullanım standartları olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Yani nasıl ki telefonu kulağınıza götürüp sonra numaraları tuşlarsanız, sitenize giren insanlar da sitenizi böylesi standart davranışlarla kullanırlar. Eğer ’sıra dışı’ olmak adına çok farklı bir uygulama yaparsanız, sitenize girenlerin kafasını karıştırmaktan başka bir şey elde edemezsiniz.

Internet’teki çoğu sitenin gerek navigasyon, gerekse sayfa öğelerinin yerleşimi olarak birbirine benzemesinin nedeni işte budur. Örneğin, insanlar sayfa linklerini görmek için alışkanlık olarak ilk önce sitenin tam tepesine ya da sol kolonuna bakarlar. Sonuç olarak ‘başkalarından farklı’ olmaya çok fazla çalışmayın, bazen yerleşmiş standartları kullanmak çok daha hayırlıdır.

‘Etkileyeceğim’ Derken Can Sıkıcı Olmayın.

Macromedia firması Flash’ı ilk satışa sunduğunda, Flash’ın sunduğu hareketlilik büyük bir coşku yaratmıştı. Bir anda Flash ana sayfalı sitelerde bir patlama oldu. O kadar ki insanlar neredeyse ‘iyi sitenin girişi Flash ile yapılır’ diye düşünmeye, hatta Flash girişli siteler bazı ajanslar tarafından ayrı ücretlendirilmeye başladılar. Sonuçta ortaya yine ‘yanlış kullanımdan’ dolayı bir sürü can sıkıcı site çıktı. Siteye giriyorsunuz ve karşınızda bir yazı ‘lütfen bekleyiniz… animasyon yükleniyor’ yazıyor, sonra…. ‘Yükleniyor…. yükleniyor’ ve ‘yükleniyor’. …Pekiyi yüklene yüklene ne yükleniyor? Genellikle ekranın ortasından döne döne gelip, iki takla attıktan sonra parlayarak karşımızda duran şirketin logosu ve gelmesi yarım dakika süren birkaç resim! Siteyi ilk kez ziyaret ederken diyelim ki bu logodan en az şirketin kurucusu kadar etkilendik! İkinci, üçüncü girişlerimizde oturup baştan izlemeyi ister miyiz? Sizi duyar gibiyim.. ‘eh skip intro linkine tıkla!’ diyorsunuz. Pekiyi söyler misiniz her seferinde ’skip’ edeceğim gün gibi ortada olan bir introyu neden yaparlar?? Yani logo zıplamasa ne olur? İşte anahtar kelime bu: ‘olmasa ne olur?’. Belki daha iyi bile olur diyorsanız, o zaman bu tür bir uygulamayı hiç kullanmayın. Flash da dahil olmak üzere sitenizde kullandığınız her öğenin mantıklı bir işlevi olmalı. İşlevi olmayan her öğe size, dolması gereken ilave kilobaytlar ve siteden kaçan ziyaretçiler olarak geri döner. Flash’ı tabii ki de kullanacağız ama akıllı bir şekilde ve yerinde. 5 saniye içinde dolan, sadece vektörel çizimleri içeren bir Flash uygulamasına hiç bir itirazım yok. Ama bir Flash uygulaması ön yükleme gerektiriyorsa baştan diyebilirim ki sitenizin yarıdan fazla ziyaretçisini kaçırıyorsunuz! (Flash’ın olağanüstü akılcı bir şekilde kullanıldığı bir site var: http://www.eye4u.com/ eğer daha önce görmediyseniz bir ziyaret edin, ne demek istediğimi anlayacaksınız).

Flash, bence devrim yaratan bir uygulama. Ama her yeniliği olduğu gibi onu da yerinde ve tabiri caizse ‘görgülü’ bir şekilde kullanmak lazım. Dikkatinizi çekerim… Flash’ın yaratıcısı Macromedia bile kendi sitesinde Flash’ı gayet temkinli kullanıyor: (http://www.macromedia.com). Amacınızı doğru tespit edin ve uygulamalarınızı buna göre yapın…

Ciddi bir endüstri kuruluşunun sitesine giriyorsunuz, o da ne! Tam tepesinde yanıp sönen bir link (Ziyaretçi Defteri!) ya da sitenin üstünde kocaman bir sayaç, sanki bir kişisel web sayfasına geldik… Oldu mu yani şimdi? Sitenin yapısını, neyi temsil ettiğini ve hangi amaca hizmet ettiğini düşünerek tasarıma başlamalıyız. Kullandığımız renklerden, font gruplarına ve site içindeki uygulamalara kadar her şey bu anlam bütünlüğüne uygun olmalı. Gelinlik satan bir şirket sitesinin zemininde ancak rock music sitelerine yakışabilecek simsiyah bir zemin kullanmak, ya da gayet ciddi içerikli bir sitede düz bir verdana ya da helvetica yerine ‘comic sans’ karakterini tercih etmek pek mantıklı değildir!

En İyi Site En Karışık Site Değildir…

Orta yaşta olanlar hatırlar, eskiden bir Gırgır dergisi vardı, Gırgır’ın yönetmeni Oğuz Aral, çiçeği burnunda karikatüristlere hep ‘Gereksiz taramalardan kaçının.’ derdi. Bu söz, günümüzün dijital ortamında aynen ve hatta daha da fazla geçerlidir. Dikkat ettiniz mi? Dünyanın en çok ziyaret edilen ve tanınan sitelerinin hemen hepsinin sayfa zemini beyazdır, zeminde koyu bir renk ya da bir resim kullanmazlar… Emin olun ki nasıl yapılacağını bilmediklerinden değil :). Yaptığınız her şeye, sayfaya eklediğiniz her yeni öğeye soruyla yaklaşın: ‘Bu, gerçekten gerekli mi? Bunun bir işlevi var mı?’

Bu ayrıma varmanın en kolay yolu, sitenize bir ‘ziyaretçi’ gözüyle bakmaktır. Internet’in sınırlarını bilin, yaratıcılığınızın sınırlarını da ona göre çizin. Internet’te ‘hız’ anahtar kelimedir. Sayfaya eklediğiniz her öğe bu hızı biraz daha yavaşlatan bir etkendir. Bu nedenle doğru amaçlar için doğru yöntemler kullanmalıyız. Birkaç örnek vermek gerekirse; Bir ya da birkaç renkten oluşan grafik görüntüler için gif, fotoğraflar için jpeg formatını kullanın. Kullandığınız resimleri kaydederken jpeg görüntü kalitesini maksimum yerine medium yapmak, kullandığınız resmin toplam boyutunu %50 azaltırken, görüntü değerinde ancak dikkatle bakınca fark edebileceğiniz kadar bir kayba yol açar. Dolayısı ile daha az yer tutan resim ayarını tercih edin. Photoshop’un ’save for the Web’ opsiyonu size farklı format ve kalitede resimlerin hem boyut hem de görüntü kalitesi olarak ne olacağını baştan görmenize olanak sağlıyor. Rollover denilen, mouse ile üzerine gidince yanıp sönen linkleri tasarlarken, eğer amacınız sadece rengi değişen bir link ise, dolması gereken resimler yerine hazırladığınız style sheet’te (css) hover özelliğini kullanın.

Sayfalarınızı onlarca javascript ve java applet ile doldurmayın.

Bir paragraf yazıyı sadece güzel görünsün diye resim olarak kaydedip sayfaya koymayın. Alta doğru tren gibi uzayan sayfalar yapmayın… Bunun yerine ileri oklarıyla ziyaretçinin içeriği görüntülemeye devam etmesine sağlayın. Örnekler çoğaltılabilir ama sanırım ne demek istediğimi anlıyorsunuz.

Her şeyden Önce İçerik Gelir…

Özellikle Web tasarımına yeni başlayanların sıkça içine düştüğü bir yanılgı var ‘Site güzel görünsün de, içine de bir şeyler yazarız!’. Ancak Internet öncelikle bir bilgi kaynağıdır. Internet’e giren insanlar da çabuk ulaşabilecekleri ve kendileri için bir değeri olan bilginin peşindedir. Sitenizin görsel tasarımı içeriğini destekleyen bir yardımcı olmalıdır. Görsel tasarıma ‘esas oğlan’ muamelesi yapıp, içeriği baştan savmak, sadece şekli güzel diye yanınızda bozuk bir cep telefonu taşımakla aynı şeydir. İçeriği oluştururken yine kendimize soru sormakta fayda var. İnsanlar benim siteme neyi bulmak için girecek? Onların beklentisi olan bilgiler neler olabilir? Bu bilgilerden hangileri ziyaretçiler için daha önceliklidir? Bu sorulardan çıkan sonuçlara göre içeriğinizi önem sırasına koymalı ve bu sıraya göre içeriği Web sitenize yerleştirmelisiniz.

Bu şekilde bakıldığında, sitenin en can alıcı bölümü olan ana sayfaya uzunca bir ‘SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ’ yazısı koymak oldukça anlamsız olacaktır. Çünkü büyük ihtimalle sitenize uğrayan kişi bir ‘HOŞGELDİNİZ’ mesajı aramamaktadır! Bunun yerine ana sayfaya yukarıdaki soruların sonuçlarına göre ziyaretçinin en çok ilgi duyup, aradığı konulara ait birkaç satır ve detaylar için birer link koymak akıllıca bir yaklaşım olacaktır.

Ve görsel tasarımda dikkat etmemiz gereken bazı noktalar…

Ne yaparsak yapalım insanların gözlerini yormaktan kaçınmalıyız. Bilgisayar ekranı zaten insanın gözünü yoran bir yapıya sahip. Bunu karışık renkler, okunması zor yazılar ile daha da kötüleştirmekten kaçınmamız gerekiyor. Sitenizin genel tasarımında, önceden belirlediğiniz bir ana renk ve bu renk ile uyumlu bir ya da iki yardımcı renk kullanmak yeterli olacaktır. Onlarca renk kullanıp, sayfalarınızı panayır yerine çevirmeyiniz! Ana tasarım dışında siteye içerikle birlikte eklediğiniz resimler zaten diğer bütün renkleri sayfalarınıza yeterince ekleyecektir.

Yanar döner gifleri, animasyonları yerinde ve sınırlı kullanınız. Eğer bir sayfada özellikle dikkat çekmek istediğiniz bir konu varsa ona dikkat çekmek için yanıp sönen bir link koyabilirsiniz. Ama sayfadaki hemen her linke bunu uygularsanız, sayfanız bir anda 10 tane trafik lambasının bulunduğu bir yaya geçidine benzeyebilir.

Sayfalarınızı ferah tutmak için elinizden geleni yapmaya çalışın. Sayfalarınız ziyaretçiye ‘Oku Beni’ demeli. Kullandığınız resimler gereksiz detaylardan arınmış, net ve ilgi çekici olsun.

Çok uzun yazılar kullanmamaya gayret edin. Karışık fon resimleri ve göz yorucu fon renkleri ile yazıları okunmaz hale getirmeyin. Tıkış tepiş içerik dolu sayfalar yapmayın, sayfa içinde dengeli boş alanlar bırakarak görüntüde rahatlık sağlayın.

Son Olarak…

Web tasarımı özellikle ülkemizde bazen biraz hafife alınmakta ve bu işin sadece bir iki program bilmekten ibaret olduğu yanılgısına düşülmektedir. Hâlbuki görüldüğü gibi gerçek anlamda Web tasarımı, bütün iletişim bilimlerinin buluştuğu en son nokta konumunda. Bu noktada pazarlama stratejileri, halkla ilişkiler, grafik altyapı, metin yazarlığı ve daha birçok farklı etken aktif rol üstleniyor. Bunlardan yoksun bir tasarıma ‘Web Tasarımı’ demekten çok ‘HTML Sayfası’ demek daha doğru olur. Unutmayalım ki Word’de yazdığımız her yazı bir edebi eser olamayacağı gibi, Dreamweaver, Flash ya da Frontpage ile yapılan her sayfa da bir ‘tasarım’ olamaz. Internet gerçekten çok keyifli ve bir o kadar da kullanışlı bir iletişim aracı. Onun bu özelliğini bozmamak ve zenginleştirmek de bize düşüyor.

Tasarımın akıllıca kullanıldığı sitelerden küçük örnekler:

http://www.google.com: Herkesin bildiği bir arama sitesi. Tasarımı da bu amacına tamamıyla kilitlenmiş durumda. Ne yapacaksınız? Internet’te arama… İşte karşınızda aradığınız kelimeyi yazacağınız kutu, ütünde ne şekilde arama yapacağınıza dair seçenekler ve bir de sade logo. Sitede görsel anlamda başka hiçbir şey yok. Zaten gerek de yok. Ama altyapı müthiş… Şu an Internet’in en iyi işleyen arama motorlarından birisi.

http://www.eye4u.com: Site tasarımı, yapan bu firmanın sitesi baştan aşağı Flash. Ama 1,2,3 sayıyorsunuz ve sayfa karşınızda! Hem de rnklerin, grafik yerleşimlerin ve müzik-ses efektlerinin mükemmel uyumu ile. Site tamamen Flash olmasına rağmen sizde hiçbir bekleme rahatsızlığı uyandırmıyor. Aksine, geçip karşısına televizyon gibi introyu izliyorsunuz.

http://www.yahoo.com: Bilmeyen var mı?:) Yahoo’nun içinde onlarca fonksiyon, yüzlerce link var. Ama bunlardan ziyaretçilerin en sık ihtiyaç duyduğu ve kullandığı 6 link, en tepeye kocaman butonlar halinde yerleştirilmiş. Diğer fonksiyonlar da bir güzel kategorize edilip sayfaya dizilmiş. Arama motoru görmeye alışkın olduğumuz yerinde sayfanın üstünde bizi bekliyor (yani arama motorunu aramak zorunda kalmıyoruz!).

Ve İşte size pek akıllıca olmayan ve sık karşılaştığımız Internet geyikleri!

"Bu siteyi izlemek için Internet Explorer 5.0 ve üstü gereklidir, siteyi izlemek için lütfen yükleyiniz!?" Eğer bunu söyleyen siteye gerçekten ihtiyacınız yoksa, yani geçerken uğradıysanız ve ilaç siparişi falan vermeyecekseniz… Gerçekten bu söyleneni yapar mısınız?

Bir pop up penceresi ‘Lütfen adınızı yazınız’ diyor. Adınızı yazıyorsunuz ‘Aycan’ ve ana sayfada bir yazı ‘Hoşgeldiniz Aycan!’ Ne numara ama değil mi? Yani ille şapkadan tavşan çıkaracaksanız, ben adımı yazmadan bilsenize? Siteye giriyorsunuz ve iki tane kocaman bayrak, bir Türk bir İngiliz bayrağı. Bir an Nato karargâhına geldim diye düşünürken bakıyorsunuz ki aslında klima satan bir şirketin sitesi! Yani dümdüz ‘Türkçe - İngilizce’ yazsanız olmuyor mu?’

Katagori Web Tasarım | Hic Yorum Yok »

Statik ve Dinamik Web Sayfaları

Nisan 10th, 2008 Konuyu Açan admin

 

Bu dersimizde statik ve dinamik web sayfalarının yapısal çözümleri ve kullanıcı etileşimleri, statik ve dinamik sayfalar arasındaki farklara değinmek istedim.

Web sayfalarını genel olarak yapılarından ve kullanıcı etkileşimlerinden dolayı statik ve dinamik olarak 2 kısma ayırabiliriz.

Ayrımın genel nedeni olan kullanıcı etkileşimini de şu şekilde açıklamamız gerekmektedir:

Bir web sayfaya girdiğimde ben neler yapabiliyorum? Yazı yazabiliyor muyum, forumlara takılabiliyor muyum, ya da yorum yapabiliyor muyum? Site bünyesinde benden kaynaklanan herhangi bir değişikliğe yol açacak bir çalışmada bulunuyor muyum? Ya da daha gelişmiş bir siteyse başka kullanıcılar ile etkileşime girebiliyor muyum? Bu sorularınızın cevabı "hayır" ise, statik web sayfasında geziyorsunuz demektir. Bunu bir konferansa benzetebiliriz. Konuşmacı gelir, konu hakkındaki tüm fikirlerini anlatır, sunumları gösterir; bu aşamaya kadar herşey statik olarak ilerler. Konferans sonunda bizden soru istemesi ya da bizim de düşüncelerimizi öğrenme isteğini de dinamik olarak algılayabiliriz.

Genel olarak özelliklerine bakmak istersek:

Statik Web Sayfaları:

- Kullanıcı ve kullanıcılar arası etkileşim yoktur.
- Kullanıcı websitesi bünyesine her hangi bir bilgi, yorum yada yazı ekleyemez.
- Ziyaretçiye her hangi bir soru soramaz yada fikir alamaz.
- Genellikle html ve javascript kodlarıyla şekillendirilmiştir.
- Güncelleme sırasında tüm sayfanın yapısal özellikleri görünür ve tüm sayfa yapısı kodlar ile değiştirilebilir. Bu güncelleme zor ve zaman gerektiren bir yapıdır.

Dinamik Web Sayfaları:

- Kullanıcı ve kullanıcı grupları etkileşim içindedir. (Forum ve sohbet odaları gibi.)
- Kullanıcılar konu hakkında fikir belirtmek isterse bunu rahatca formu kullanarak (site bünyesinde bulunan) düşüncelerini aktarabilir ve diğer kullanıcılar ile paylaşabilir.
- Üyelik gerektiren siteler bunlara birer örnektir. Foruma üyelik sırasında sizden bilgilerinizi isterler.
- Statik websayfalarının yanı sıra server tabanlı kodlama dilleri kullanılır. Örnek olarak ASP ve PHP ilk sırada gösterilebilir.
- Güncelleme sırasında istenilen tek bir bölüm rahatlıkla güncellenebilir. Genellikle panel yapısına sahip sistemlerden oluşur. Kullanıcı panelı yada yönetici paneli mantıgı vardır. Gelişmiş bir yapısı vardır.

Dersimizi daha rahat anlamak için kendi web sayfamızla yani SANALKURS ile bağlantı kuralım. Sitemizin yapısını yavaş yavaş inceleyerek anlayalım.

Gelişmiş forum ve yorum mekanizmasını çıkaralım ve sadece yazarlar tarafından derslerin oldugu bir site olsun. Web sayfamıza bağlanıyorsunuz ve ilginizi çeken bir dersi okuyorsunuz. Ders bünyesinde ufak bir hata gördünüz, ya da eklemek istediğiniz bir satır cümleniz var, ama siz her hangi birşey yapamıyorsunuz. Bu tarz yapı statik web sayfalarını oluşturmaktadır. Diğer yönden düşünmeye başlayalım ve dinamik web sayfaların yapısını biraz daha iyi anlayalım. Dersimizi okuduk ve kafamızda soru işaretleri var ve sormadan yapamayacağız. Hemen aşağıda bulunan yorum kısmına geliyoruz ve sorumuzu soruyoruz. İşte o anda yaptıgımız bir çalışma site bünyesinde yer alıyor. Durum tamamiyle değişerek dinamik web sayfası oldu.

Umarım yeterince açıklayabilmişimdir. Aklınıza takılan bir soru olursa arkadaşlar, forum ya da buradan sorabilirsiniz. Bu şekilde dinamik bir çalışma yapmış oluruz =)

NOT: Yazımda birkaç yerde çeviriye ihtiyaç duydum. Bazı noktalarda Robert W.Sebesta’nın "Programming the World Wide Web" isimli eserinden de yararlandım.

Katagori Web Tasarım | Hic Yorum Yok »

Haydee taze taze tasarımlar

Nisan 10th, 2008 Konuyu Açan admin

 

Siz de takip ediyor musunuz bilmiyorum, ama web tasarımcılığı noktasında teknoloji ile birlikte imkânlar da müthiş gelişti. Müthiş yetenekler çıktı ortaya. Hem o kadar ki, çok ucuzladı her şey. Google reklâmları arasında bile çıkıyor, sudan ucuza web sitesi yapılır deniliyor. İsminin yanına web tasarımcısı yazmak için öyle uzun uzadıya bir şeyler bilme devri artık kapandı; bir HTML dosyasına iki resim bir yazı ekleyebiliyorsan tamam yani.

Şaka mı yapıyorum? Hay bin kunduz! Kaptan Swing olsaydı böyle derdi sanırım. Elin adamı o kadar program üretsin, yıllarca çalışsın, sen bu programı aç, iki resim bir de yazı ekledin mi, al sana web sitesi! Şaka değil gerçek! Bu işe yıllarını vermiş, mevcut programları ilk sürümünden beri takip eden, bütün özelliklerini öğrenmek için gecesini gündüzüne katmış, yapılmış çalışmaları deli gibi inceleyip kodlar arasında kaybolmuş, sonra bütün bu bilgilerini yaratıcı yetenekleriyle birleştirmeye çalışan web tasarımcıları mı dediniz, programcılar mı dediniz? Ne alakası var canım?

Artık öyle bir devir kapandı, şimdi 5 yaşında bir çocuğa bile web sitesi yaptırabiliyorsunuz. Ucuzladı artık, hatta ekmek alırken bakkala şöyle bir not bırakmanız da yeterli:
"- Şu senin çocuğa söyle de bize bir web sitesi yapıversin, parası neyse öderiz, anlaşırız aramızda!"

Ertesi gün yine uğradığınızda ise bakkal paket yapmış uzatıyor.
"- Ne bu?"
"- Web sitesi istemediniz mi Abuzer bey, bizim çocuk bu gece uyumadı, çalıştı, süper bir site yaptı, ben de paketledim, buyrun, güle güle kullanın!"

Teknoloji nelere kadir! Bırakın canım Dreamweaver, Frontpage filan! Yazı yazmak için editör mü kalmadı? Word var bakın, ben bile bu yazıyı Word’te yazıyorum! Flash’a da gerek yok üstelik, öğrenmek hem çok zor, hem de biraz yetenek istiyor. Photoshop, Fireworks programlarına ise yanaşmaya gelmez. CSS mi dediniz? CNBC’de yayınlanan CSI dizisi ile bir alakası var mı acaba? Hadi hadi, boş verin bunları.

Piyasada o kadar çok hazır template var ki… Adamlar uğraşmış yapmış, 2000 dolara satıyorlar, emekleri de geçmiş, ama boş ver, nasıl olsa herkes kullanıyor. Kim para veriyor ki zaten böyle şeylere? Mutlaka bir yerlerden "download" edebiliyorsun. Şarkıcılar bile o kadar uğraşıyor baş edemiyor korsanla, onlar mı baş edecek? Karıştırmaya gerek yok. Hem bir sürü forum sitesi var, indir birinden, kullan. Adam "gâvur" değil mi? Ne hak hukuku geçermiş canım? Evet, alın bir template, değiştirin yazılarını, kullanın! Müşterilerinize de şöyle dersiniz:

"- Nasıl güzel olmuş mu? Ben yaptım, bunu yapmak için tam 3 gün çalıştım ama şimdi kapı artık 3 boyutlu dönüyor! Her gün bir boyutunu hallettim yani!"

Müşteri ise aşağı kalacak değil:
"- Aferim, işi biliyorsun, istediğin paraya değecek gibi. Buna bir de loading (intro demek istiyor) yapalım, rakip firmamız oğluna yaptırmış, aynısından olsun, bir hava basalım, hadi baba göreyim seni!"

"- Ne demek, intronuz hemen geliyor!"

Yok canım, hazırlayan kişi 3D Max kullanmış olabilir, ne önemi var, bilmesen de olur. Hemen al swf dosyasını, decompiler ile çevir, yazılarını değiştir, sür piyasaya! O kadar. Bu firma sahibinin tek derdi rakibe çalım atmak, gösterişli olsun istiyor, gerisinin önemi yok yani. Hatta ana sayfaya bir iki cafcaflı gif resmi koymak lazım, şöyle yanıp sönen, ışıklı bir şeyler. Işıklı şeyler daha çok dikkat çekiyormuş. Zaten firma sahipleri de çok hoşlanıyorlar böyle yanıp yanıp sönen şeylerden. Ne yapalım, adamlar istiyor. Bilmiyor olabilirler, ama şimdi kim anlatabilir onlara bunu? Yok, yok. Uğraşmayın. Verin gitsin, pardon yapın gitsin.

Hem sitede kullanacağınız resimlerin lisanslı olması çok da önemli değil. Bulun internetten, kaynağını ne yapacaksınız? "Üzümünü ye, bağını sorma" diye söylerlerken herhalde bir bildikleri vardı atalarımızın. Gerçi bu üzüm değil ama, bağ dersen şimdilerde link diyorlar, o da bağlantı demek. Üzümü de web sitesi diye değiştiriverirsiniz, "apdeyt" etmiş olursunuz.

Web sitesi yapmak işte bu kadar basit. Şimdilerde piyasada bir sürü kitap var, birçok sitede sürekli olarak dersler yayınlanıyor. Ne kadar anlamsız! Teknoloji gelişti, bu kadar imkân var, hala daha program öğretmek için uğraşıyorlar. Sizce de saçma değil mi?

Bakın, teknolojiyi yakından takip eden bir müşteri ne diyor:
"Canım, neden gidip "hakiki öz" bir web tasarımcısı bulacağım? Çok para istiyorlar. Gerçi geçen aldığım uyduruk bir bibloya daha fazlasını ödedim ama olsun. Para çıkarken dikkat etmek lazım, gider hanesine işleniyor sonuçta. Hem geçen gelen çocuk "Abi ver bana 100 dolar, sana cillop gibi web sitesi yapayım, yanıp sönen ışıklar, gazeteler, döviz kurları, son haberler, namaz vakitleri olsun hem, Google’dan da birkaç reklâm koyduk mu popülaritesi artar sitenin, ilk sıralarda çıkar, hem de 3 günde hazır siten" dedi. Ben de, " 100 dolar çok, 80 lira veririm dedim, anlaştık böylece. Şimdi gelen bir teklif var, ona bakıyorum, adam programlama, tasarım filan diyor. Parası da çok üstelik. Şimdi ben neden çocuğa yaptırmayayım? Yapsın çocuk, gariban, kazansın."

Elbette böyle ince fikirli olmak herkeste rastlanabilecek türden bir haslet değil. Web tasarımı ciddi bir iştir diyorlar. Aldırmayın, boş verin. Eğer yarın kapınıza bir seyyar web tasarımcı yanaşıp, "alüüüü yenge, ister misin, web tasarımı var, Flash header’lar var, banner’lar var taze taze, istediğin şekilde menüyü hemen yapıyorum, bilgisayarına kopyalıyorum" derse bence şaşırmayın. İnternetin ciddiyet istediğini söyleyenlere de gülün geçin. "İnternetin iki anlamı var, birincisi gazete okumak, ikincisi mail atmak" deyin.

Saçmalamayın canım, artık devir değişti, siz şaka yaptığımı düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz. Burası Türkiye, burada her şey mümkün.

NOT: Bu yazı aynı zamanda Milliyet Gazetesi web sitesinde de yayınlanmaktadır. Görmek için buraya tıklayın.

Katagori Web Tasarım | Hic Yorum Yok »

Web Sitesi sahipleri dikkat,görme engellileri hiç düşünüdünüz mü-Körcülleştirme

Mart 18th, 2008 Konuyu Açan admin


Bildiğim internetçilerin çoğunun dikkatinden kaçan bu nokta hakkında dikkat çekici ve faydalı birkaç uyarı. Buyrun.

1- Linklerde kullanılan gif, jpg gibi dosyaların alt-txt, hedef bölümleri açıklayıcı bilgi içermelidir veya kullanılan sayfa resim dosyasıysa bir text bölümününde hazırlanması gerekmektedir.

2- Bir sayfaya link verilirken sadece bir kelimeye değilde anlaşılacak bir kelimeler dizisine link verilmesi gerekmektedir. Örneğin: "daha ayrıntılı bilgi için -tıklayınız-" dendiğinde sadece tıklayınız kelimesi link olarak verildiğinde görme engelli linkleri tarayarak sayfada dolaştığında burada sadece "tıklayınız"ı duyacaktır. Bu da onun ne yapacağı konusunda bilgisiz kalması anlamına gelmektedir.

3- Web sayfalarının görme engellilere uygun olup olmadığını TBD Görme Engelliler İçin Bilişim Çalışma Grubu ile görüşerek sayfaları uygun hale getirebilirsiniz.

Ya da http://bobby.cast.org/bobby/html adresine giderek sitenizin adresini yazarak bu site tarafından incelenmesini (ücretsiz) sağlayarak neleri ekleyeceğiniz veya nereleri düzelteceğiniz konusunda bilgi edinebilirsiniz. [Bu arada bu kısım için şimdilik "hocanın dediğini yap, yaptığını yapma" diyebiliriz…] Yani bizim sitede şimdilik çok eksik var bu noktada.

4- Flash ile hazırlanan sayfaların kesinlikle flashtan arındırılmış bir html/asp/xml/php… text sayfasının da olması gereklidir.

Flash içeren sayfaların görme engelli bilgisayar kullanıcısı tarafından algılanması kısmen olmaktadır. Bu nedenle flashsız bir sayfanın da ya da flashı atla bölümünün de kesinlikle olması gerekmektedir. Bu mümkün değilse kullanılan düğmelerin anlaşılır birer etiketi konulmalıdır.

5- Görme engelliler tarafından kullanılan program, flash, java, grafik gibi özelliklerin kullanılmasıyla hazırlanan web sayfalarını ve yazılımları kısmen seslendirebilmektedir. Geliştirilmiş en gelişmiş program olan JAWS ve Hal programlarıyla web sitenizin sayfalarının görme engelliler tarafından kolay kullanılıp kullanılamadığını test edebilirsiniz. Bu programların demo sürümleri internette mevcuttur.

6- Hazırlanan sayfalar veya yazılımlar, herhangi bir şekilde mause yardımı olmadan klavyenin tuşlarını kullanarak da sayfa üzerinde bulunan düğmelere klavye yardımıyla ulaşılabilecek şekilde olmalıdır. "Sekme" tuşuyla ya da kısa yol tuşlarıyla web sayfası üzerinde düğmelere ulaşılabilmeli. Ayrıca link ve düğmelerin alt-txt ve hedef kısımlarına linkin ya da düğmenin anlaşılır adı yazılmalıdır.

7- Kullanılan tarayıcının resim gösterme bölümleri kapatıldığında hazırladığınız sayfa içerdiği metinlerle kullanılabilir olmalıdır. Eğer bu mümkün değilse bu sayfaların alternatif metin sürümü hazırlanmalıdır.

Bu yazıyı hazırlayan Kerim ve Selim Altınok’a teşekkürler.

Alıntı:technobakis.com sitesine de bu duyarlılığından dolayı teşekkürler

Katagori Web Tasarım | Hic Yorum Yok »

Arka Plan (Background) Üreteçleri, Desenler

Mart 16th, 2008 Konuyu Açan admin

Web 2.0 ile birlikte tasarımda demode olmuş bazı unsurlar tekrar gündeme geldi ve kullanılmaya başlandı. Bu unsurlardan biri de sitelerin arka planlarında kullanılan çeşitli desenler. Çubuklu, çizgili, pötikareli, allı güllü dokular… Modayla ilgili bir yazı gibi oldu sanırım.

Konuyla ilgili sitelerden edineceğiniz arka planlar, dokular, desenler hemen hemen her türlü tasarıma ayak uydurabilecek çeşitlilikte.

Tasarımlarınızda size yardımcı olabilecek, tasarımınızı renklendirecek üreteç ve hazır desen kaynakları:

  • Stripe Generator sanırım bu alanın ilk sitesi. İsteğinize göre çubuk veya çizgi deseni oluşturebiliyorsunuz. Siteden haberdar olup da son zamanlarda ziyaret etmeyenler için hatırlatalım, yeni özellikler eklenmiş. Eğer aklınızdaki tasarımı uygulayamadıysanız arşivden seçimler de yapabilirsiniz.
  • Stripe Mania da Stripe Generator benzeri bir üreteç. Stripe Generator’a ek olarak renk ve gölge efektleri benim gözüme daha hoş geliyor. Uygulama konusunda problem yaşarsanız şurası size yardımcı olabilir.
  • Stripe Designer çeşitli resimler ile çeşitli desenleri birleştirebileceğiniz bir üreteç. Pek popüler olamamış bir site ancak ilgilenenler olabilir.
  • Tartan Maker da bir dönem her evde bulunan sofra örtüsü tipinde desenler oluşturabileceğiniz bir site. Yapabileceğiniz renklendirmeler ile çok güzel dokular ortaya çıkıyor. Ayrıca şurada bir de yarışmaları var. Yine diğer çalışmalara göz atmayı unutmayın.
  • bgMaker ise piksellere ayrılmış bir tabloda kendinize göre şekiller oluşturmanıza yarayan bir üreteç. Yaptığınız işlemleri aynı anda arka planda görmeniz güzel bir özellik.
  • Joserico hazırladığı çalışmada ise yine çeşitli dokular mevcut. Yalnız görebildiğim kadarıyla bu texturelar üzerine herhangi bir değişiklik yapamıyorsunuz. Seçtiğiniz desenin sitede nasıl görüneceğine dair bir özellik de var.
  • Squid Fingers da yine desen arşivine sahip bir site. Birçok sitede gördüğünüz dokuları buradan edinebilirsiniz.
  • K10k ise kullanıcıların desen arşivini paylaştığı bir site. Hemen hemen her türde texture bulmak mümkün. İsterseniz siz de yükleme yapabilirsiniz.

blogcublogu.com

Katagori Web Tasarım | Hic Yorum Yok »

4 Sayfa: « 1 [2] 3 4 »

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
İletişim Msn ve Mail : byexploit@gmail.com Yorum RSS

Arama Motorları Optimizasyonları : Cvs - Gss - Site Map - SubLink - Urllist - Feed - Robots - Site Map

OSEMGRUP Dijital Tasarım ve SEO Hizmetleri