->
İyi bir çiçek fotoğrafı için sadece teknik bilgi ve ekipman yeterli olmaz; neyi, nerede, ne zaman ve nasıl çekeceğinizi bilmeli, bu konularda deneyim kazanmalısınız.
Makro (yakın) çekimin en renkli teması çiçeklerdir. Sadece görünüşlerindeki güzellik değil, insan üzerinde bıraktıkları duygusal etki de çiçek çekimlerini cazip hale getirir.
Doğa insanı çeker; bu çekim öyle güçlüdür ki gördüğünüz her şeye daha da fazla yaklaşmak istersiniz. Gözleriniz ve tabii ki objektifiniz nereye bakması gerektiğini öğrendiğinde, doğadaki mikro yaşam dev bir sahnede akmaya başlar.
Çiçekler en fazla makro çekim yapılan temadır; bunun temel nedeni her yerde çeşitli çiçek türlerine rastlayabilmemiz. Aynı zamanda çiçeklerin renk ve form zenginliği fotoğrafçı için geniş bir çalışma alanı sunar. Fakat etkileyici çiçek fotoğrafı elde etmek oldukça zordur; hem teknik ekipman hem deneyim gerekir. Çiçekleri iyi fotoğraflayabilmek için çekim öncesi ve çekim sırasındaki yöntemler örnek fotoğraflar eşliğinde daha net anlaşılacaktır.
Doğru ekipman
Küçüklerin dünyası çok farklı büyüklükte, davranışta ve ortamda canlı türlerini içerdiğinden, bunları fotoğraflayabilmek için farklı teknikler kullanmak gerekir. Her canlının birbirinden farklı olan davranışlarını bilmekse, fotoğrafçının edineceği en önemli deneyimdir. Yakın çekim tekniklerinin bir kısmı pahalı donanım gerektirirken, pek çoğu oldukça ekonomik makineler ve basit yöntemlerle uygulanabilir. Kullanacağınız malzeme ve teknik, hem amacınız hem bütçenize göre değişecektir. Eğer çiçek çekecekseniz 50 mm makro lens iyi sonuçlar verecektir. Ancak hareketli makro çekimlerinde konuya çok yaklaşamayacağınız için 100 hatta 180 mm lens gerekir. Çok pahalı olan bu türde makro lenslere ayıracak bütçeniz yoksa, görüntü kalitesinden ödün vererek ama ışık kaybı olmaksızın, objektiflerin önüne filtre gibi takılan close-up lens kullanabilirsiniz. Tüm bu seçeneklerin dışında, görüntü kalitesinden biraz daha taviz vererek, dijital fotoğraf makinesinin zoom ve makro seçeneklerini birlikte kullanarak çekim yapabilirsiniz.
Her bir yöntemin fiyat, performans, ışık, büyüklük, uygulanabilirlilik avantajları ve dezavantajları farklıdır. Amacınıza ve koşullara uygun olarak bu tekniklerin bir ya da birden fazlasını kullanabilirsiniz. Fakat fotoğraf teknik bilginiz ve donanımınız yeterli olsa da, neyi, nerede, ne zaman, nasıl çekebileceğiniz hakkında bilginiz yoksa işiniz rastlantılara kalır.
Çevre düzenlemesi
Çiçek fotoğrafı çekerken, istenmeyen ve karışıklık yaratan bazı dallar, yapraklar, diğer çiçekler veya nesneler kadrajınız içinde bulunabilir. Bu nesnelerin ayıklanmasında alan derinliği kontrolü, dar açılı objektiflerin kullanımı gibi teknikler bazen işe yarayamayabilir. Bu durumda nesnelerin kadrajdan uzaklaştırılması gerekir. Bu düzenlemede, çiçeğin kopartılması, taşınması ya da istenmeyen diğer bitkilerin sökülmesi söz konusu değildir. Sadece kuru ot ve dal, yaprak, taşlar gibi taşınmasında veya kopartılmasında yaşamsal önem olmayan nesneler temizlenmelidir. Çevre düzenlemesine doğru karar verebilmek için, kadrajın rahatça izlenebildiği üçayak ile fotoğraf çekilmelidir.
Arka zeminin kontrolü
Yakın çekimlerde arka zeminin sade olması en temel unsurdur. Sadelik için çeşitli yöntemler uygulanır; en sık kullanılan alan derinliğinin kontrolüdür. Öncelikle çekilecek nesneye paralel bir açıda durduktan sonra, makinenizin alan derinliği kontrol düğmesini kullanarak arka zeminde karışıklık yaratmayan uygun diyafram değerini seçebilirsiniz.
Diğer temel yöntem bakış noktasının değiştirilmesidir. Çiçeğin etrafında dolaşarak arka zeminin sade göründüğü bir açı bulabilirsiniz. Eğer bakış noktasında sorun yoksa, aynı büyüklüğü koruyarak açının daraltılması sadelik için çözüm sağlayabilir. Örneğin 50 mm makro objektif ile 20 cm yüksekliğinde bir çiçeğin fotoğrafını 1:5 büyüklükte çekiyorsanız, açınız 46 derecedir.
Bu kadar geniş açı içine gökyüzü, çevredeki diğer otlar, dallar girebilir. Aynı büyüklüğü koruyarak 200 mm makro objektifle çekim yapıldığında 12 derecelik açı kullanılmış olur ki bu, istenmeyen görüntülerin ayıklanmasını sağlar. Eğer bunlardan hiçbiri çözüm sağlamazsa, ters ışık için uygun bir açıda flaş kullanarak arka zemini karartabilirsiniz. Basit ama pratik yöntemlerden biri de arka zemine herhangi bir şekilde gölge düşürmek ve şekli sadeleştirmektir.
Nesneye paralel olmak
Objektifinizin nesneye paralel olması, iyi makro fotoğraf çekebilmenin en temel davranışlarından biridir. Paralelseniz, makro fotoğrafın en büyük problemi olan sınırlı alan derinliğini iyi kullanabilirsiniz. Eğer nesneye paralel değilseniz, alan derinliği olmayan fotoğraflar çektiğinizden sonuçlar kötü olacaktır. Yakın çekimlerde büyüklük arttıkça alan derinliği hızla azalır; özellikle 1:3 büyüklükten sonra milimetreler seviyesinde alan derinlikleri görülür. Bu yüzden film veya algılayıcı düzleminin, nesneye milimetrik doğrulukta paralel olması son derece kritik bir önem taşır.
Rüzgâr kontrolü
Doğada çiçek yakın çekimlerinin en büyük sorunlarının başında rüzgâr gelir. Görüntü büyüklüğü arttıkça düşük enstantane hızlarında çalışıldığından, hafif rüzgârlar bile çekimleri olanaksız kılar. Doğanın hemen her noktasında zayıf ya da kuvvetli esintilere her zaman rastlanır. Özellikler dağlar ve deniz kenarlarında rüzgârsız gün bulmak çok zordur. Rüzgârlar narin saplarla gövdeye bağlanan çiçeklerin sürekli sallanmasına neden olur.
Dolayısıyla doğada makro fotoğrafa çıkan kişi hareketli objelerin çekimine göre hazırlık yapmalı; hızlı filmler, yüksek ISO değerleri, flaş, ışık yansıtıcıları ya da rüzgâr engelleri taşımak gibi çözümler üretebilmelidir. Yüksek ISO değerini zorunlu olmadıkça tercih etmeyin. Yetersiz ışık varsa veya ışığı fazla yutan tüp, körük gibi yardımcı araçlar kullanılıyorsa, flaş gerekebilir.
Bu durumlarda, uzatma kordonları veya uzaktan kumanda ile flaş istenilen noktaya taşınır ve ışığı dağıtılarak kullanılır. Rüzgâr şemsiyesi ve engelleri pratik olmasalar da, rüzgâr kestikleri sürece bir çözümdür. Bazen fotoğraf veya sırt çantanız, montunuz ya da arkadaşınız rüzgârı engelleyecek bir araç olabilir. Günün rüzgârsız veya az rüzgârlı saatleri sabah erken ve akşamüstünden günbatımına kadar geçen süredir.
Çiçek çekimi için 10 ipucu
1) Çiçek fotoğrafı çekebilmek için teknik bilgi yeterli değildir. Estetik bir bakış ve çiçeklerle kurulan duygusal bağ da önkoşuldur.
2) Çiçek fotoğrafı ağırlıklı olarak renk ve form üzerine kuruludur. Bu iki ana öğenin işlendiği ve estetik kavramlarla desteklendiği fotoğraflar üzerine yoğunlaşmak gerekir.
3) Çiçek fotoğrafında sadelik esastır. Sadelik denince çiçek portreleri anlaşılmamalıdır. Sade algılanan çiçekler ve arkalarında farklı renkte flu lekeler çok etkileyici olacaktır.
4) Özellikle toplu çiçek fotoğraflarında doku ön plandadır. Dokuyu farklı elemanlarla oluşturabilirsiniz. Örneğin bir papatya tarlasında yalnızca çiçeklerden oluşan homojen bir görüntü, etkileyici bir doku oluşturabilir. Farklı türler ve renkli çiçeklerden oluşan, hatta yaşamsal çevrenin göründüğü heterojen yapılar da toplu çiçek fotoğraflarında etkileyici bir doku oluşturabilir. Bu durumda dokuyu oluşturan çiçeklerin dağılımlarının, doku elemanı olan formlarının ve renklerinin algılanabilir büyüklükte olması gerekir.
5) Doğada çekimine karar verilen çiçeğin alternatiflerini arayın, en iyi çiçeği bulmak için çabalayın. Sonucun iyi olması için öncelikle çekeceğiniz çiçek iyi görünmelidir.
6) Toplu çekimlerde tek çiçek türü varsa, monoton bir kompozisyon ortaya çıkabilir. Yaygın tür arasında değişik renkte bir çiçek ya da bir bölüm üzerine düşen farklı ışık, ilgi noktası yaratacak çözümlerdir. Eğer bu tür bir farklılık yaratılamıyorsa, kadrajda ön tarafa yakın en az bir çiçek büyüklüğü, netliği ve ışığı ile daha belirgin gösterilmelidir.
7) Genellikle portre çekimlerde 1:5 ile 1:1 büyüklüklerde çalışılır. Bu büyüklükte sınırlı alan derinliği görünür. Bu tür çekimlerde ana organların ve taç yaprakların bir kısmının net, sap ve yaprakların flu olması estetik etkiyi artırır.
Diken çiçekleri gibi bazı bitkilerin çok güçlü formları vardır; çiçeklerin hangi özelliği öne çıkmışsa o öğenin iyi ifade edildiği fotoğraflar başarılıdır. Formun ifadesinde çiçeğin bütününün çekilmesi gerekmeyebilir hatta çoğu zaman etkinin güçlü algılandığı yer bölgesel olarak seçilir.
9) Eğer yaprakları ışığı geçiren bir çiçek çekiyorsanız, ters ışığı kullanın; çok daha etkileyici sonuçlar elde edebilirsiniz. Ters ışık yoksa, uzaktan kumandalı flaş da işinizi görür.
10) Çiçeklerle göz göze olmaya özen gösterin. Onları bir izleyici gibi bakarak anlayamazsınız. Çiçeklerin yaşam alanlarına yaklaşın, oranın bir parçası olun.
Yakın çekimin püf noktaları
- Keskin sonuçlar elde etmek için
- Mümkünse her zaman üçayak kullanılacak
- Üçayak ve kafası, dış etkenlerden kolay etkilenmemeli.
- Çekimler uzaktan kumanda, deklanşör kablosuyla; konu durağan ve rüzgardan etkilenmiyorsa self timer metoduyla yapılmalı.
- Düşük hızlı çekimlerde, makinenin ayna kaldırma özelliği kullanılmalı.
- Düşük ISO değerleri ile çekim yapılmalı. Böylece sonradan yapılacak büyütmelerde daha az sorun yaşanır.
- En iyi ışık koşullarına göre çekim planı yapılmalı.
- Daha fazla ışık için yansıtıcılar ve gerekirse flaş kullanılmalı.
- RAW veya TIFF formatta çekim yapılmalı.
- Renk doygunluğu ve doğru pozlama için
- Düşük grenli film ya da ISO değerleri kullanılmalı.
- Homojen ışıkta veya gölgeli havalarda JPEG çekiyorsanız, makinenizin kontrast, keskinlik ve doygunluk parametrelerini artırın. Ağır gölgelerde beyaz ayarınızı bulutlu seçeneğinde kullanın. RAW çekiyorsanız çekim sonrası her parametreyi kontrol edebildiğinizden fazla değişiklik yapmayın.
- Yansımaların kontrolü için polarize filtre kullanılmalı.
- Açık ve koyu renklerin birlikte olduğu kontrastlı durumlarda 1/2 veya 1/3 aralıklı poz taraması yapılmalı.
- Güneşli havalarda sabahın erken saatleri ile geç öğleden sonraki saatler tercih edilmeli.
- Nesneler ıslak veya nemli olduklarında daha doygun renkler elde edilir.














